Bugun...


Mine Ataman

facebook-paylas
BALIK HAFIZASINDAKİ ANILAR
Tarih: 25-01-2021 19:50:00 Güncelleme: 25-01-2021 19:58:00


Yüz yıllık gelenek, asra varan ihmaller.

Hamsi 20 günde kurtulur mu?

Hamsinin geleceği Karadeniz’in kaderi​nde değil

insanlığın karakterinde gizli, yani bize bağlı.

BALIK HAFIZASINDAKİ ANILAR

Ünlü Amerikalı gezgin David Robinson 1903’de yaptığı ziyareti sırasında yazdığı kitabında; “Karadeniz’de palamuttan salamura yapılır ve Yunanistan’a kavanoz fiyatı 400 drahmiye satılırdı” diye anlatırken, balıkçılık uğraşısının zamanına göre ne denli değerli olduğunu ifade ediyordu. 1928 yılında Trabzon eşrafından Hamamizade İhsan Bey  “Hamsiname” kitabında hamsi balığının çokluğundan bahsedip, tütün tarlalarına gübre olarak döküldüğünü ifade ediyordu.

Osmanlı’nın son yılları; Sinop’ta var olan balık tuzlama tesislerinde; kadınlar tarafından meşe fıçılara balık istifi modelinde doldurulan balıklar İtalya, Fransa gibi ülkelere Tuna ve Volga üzerinden ihraç edilirdi. Salamura balık işi öyle güzel bir zanaatkârlıktı ki Yorgi oğlu Vasil Usta mesleği Türklere öğretmek için bir ara cezaevin de bile kurslar açmıştı. Savaşlar/ kıtlıklar / gençlerin askere alınması gibi sebeplerden ötürü en son 1922 yılında 100 fıçı salamura ihraç edilip meslek ortadan kalkmıştı.

1950’den sonra zamanına göre modern teknelerin yapılması, balıkçılığın bir meslek haline dönüşmesi, özellikle kıyılarda yapılan Mersin balığı avcılığı ve yüksek gelir getiren havyar üretimi balıkçılığa ilgiyi de artırmıştı. 1950’li yıllar; Nato’ya giriş, Marshall Yardımları liman ve altyapı çalışmalarının hız kazanması ile balıkçılık da yükselişe geçti.

1950 – 1980’li yıllar arasında balıkçılık Karadeniz bölgesi için önemli bir gelir kaynağına dönüştü. Güz eşikten girerken karayel eser, ardından hamsi, kıyılarımıza göç etmeye başlar. Hamsi sürülerinin Karadeniz’e gelmesi, balıkçılığın kalbi Trabzon’un Faroz mahallesinde büyük heyecan yaratırdı.

1970, hamsi 70 bin ton / 1980,  300 bin ton / 1990’lı yıllar 375 bin ton ile zirve. Hamsinin zirve yaptığı yıllarda pazarlama kanalındaki eksikler / hamsi algısının düşük gelir gruplarına hitap etmesi / artan girdi maliyetleri  / balıkçılığın tarımsal desteklerden mahrum bırakılması / sezon dışında balıkçıların istihdam sorunu gibi nedenlerden ötürü hamsi üretimi düşüşe geçti.

HAMSİNİN DEĞERİ

Kuzey ülkelerinde oldukça değer gören “ançüez” yani hamsi salamura maalesef ülkemizde yoksul Karadeniz yiyeceği olarak gastronomi tarihine not düşüldü. Hamsinin bol olduğu yıllarda katma değerli ürünler yaratılamayınca hamsinin değeri düştü. Açılan hamsi unu fabrikaları da kapasitenin oldukça altında çalışmak zorunda kaldığı için, çoğu kapandı.

Genel anlamda balıkçılığın tarihi her ne kadar keyifli anılarla dolu olsa da son 50 yıl ihmaller / yanlış kararlar/ kısa vadeli çözümler /kötü niyetli olmayan cahilce tercihler / tüketici davranışları gibi nedenlerle; kan kaybetti. Deniz balıkçılığı ivme kaybederken kültür balıkçılığı kısmen gelişme gösterdi.

Mevzu suçlu aramak değil çözüme katkı sunmak. Tarım Türkiye’de sadece topraktan çıkan, ocakta pişen, tabağa gelenlerden ibaret sayılırken, balıkçılık birçok devlet için önemli ihracat kalemi. Türkiye balık üretiminde de/ tüketiminde de sıralamanın epey sonlarında.

Şimdiler de; 3 tarafı denizlerle çevrili olmanın, zamanında övünç kaynağı iken giderek denizler altında fersah fersah etkinliğimizi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Oysa hamsi demek Karadeniz demekti. Gündüzleri denizin derinliklerinde gezip tozan hamsiler zaten kısacık olan ortalama 3 yıllık ömürlerinin; gecelerini kıyıya yakın denizin daha sığ alanlarında geçirir, 1 yaşına geldiklerinde üremeye başlarlar. Yazları farklı coğrafyalarda geçiren hamsiler kışa doğru Karadeniz’e göç ederler.

Hamsi Karadeniz’in kuzeyinden göç ederken bölgeye çok uzaklardan gelen mısır ve çay ile dostluk kurup Karadeniz yemek kültürünün baş tacı oldu. Aynı eller bilinçsiz avlanmalarla hamsinin sonunu da getirecek mi? Hamsili ekmek, hamsi tava, hamsi kuşu, hamsi köfte, sebzeli hamsi gibi onlarca tarife can veren hamsi;  yarım asra varan ihmal ve sevgisizliğin kurbanı. 20 günlük ara, kurtulmasına yeter mi dersiniz? Üç yıllık ömrünün her baharı Karadeniz kıyılarında geçen hamsinin belleğinde özensizlikler, hoyratça avlanma anıları var.

Belki 20 gün değil ama doğru planlamayla en azında 2 yıl ara verip yeni hamsi nesillerinin büyümesine izin verirsek kalıcı çözüm üretmiş oluruz. Sektör de kendini yeniden dizayn edip sürdürülebilir, doğaya dost bir yapı kazandırırsa, hamsi de bir Karadenizli olarak çocukluk anılarımız da kurtulur.

HAMSİ NEDEN ÖNEMLİ

Hamsi neden önemli? Türkiye’de balıkçılığın % 75’i Karadeniz’den sağlanıyor. Tüm deniz canlılarının ortak bir alanda dengeli bir şekilde yaşaması diğer türlerin de geleceğini ve verimini etkiliyor.  1980’li yıllarda 300 bin tona yakın hamsi üretimi bugün 135 bin ton civarında.

Kişi başı balık tüketimi ortalama 7 kg. En yüksek Karadeniz’de, yaklaşık 25 kg. Karadeniz’deki ortalamanın sebebi hamsi. 3 tarafımız denizlerle çevrili olsa da balık tüketiminde dünya sıralamasında sonlardayız. Maldivler ve Uzakdoğu ülkelerinde 150 kg’a kadar çıkan balık tüketimi Kuzey Avrupa ülkelerinde 80 kg’ı bulurken Avrupa ortalaması 50 kg’ın üstünde.

İklim değişikliği / göç yollarının değişmesi / kontrolsüz avlanma / hamsinin beslendiği balıkların azalması / balık çiftliklerinin yem olarak denizden hamsi çekmesi / denizlerde kurulmuş kültür balığı yetiştiriciliğinin deniz ekosistemine olumsuz etkileri  / yem fabrikalarına giden hamsiler / Karadeniz ekosisteminde meydana gelen değişiklikler nedeniyle hamsi azaldı boyu kısaldı.

HAMSİNİN GELECEĞİ

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından Karadeniz’de hamsi avı 10 günlüğüne yasaklandı. Gerekçe hamsilerin boylarının 9 santimden daha küçük olması. Oysa tek sorun hamsinin boyu değil, hamsi popülasyonunun içinde bulunduğu durum.

Alınan karar olumlu olmakla birlikte başka öneriler de var. İklim değişikliğinden dolayı av sezonu tarihlerinin güncellenmesi / kontrollü avlanma / kota /  yem fabrikalarına giden hamsilerin denetlenmesi  /  9 santime uygun seçici ağ kuralının denetimi / balıkçı ruhsatlarının sınırlandırılması. Bu tarz uygulamaların daha uzun süre ve diğer balıkları kapsayarak yapılması, kalıcı çözüm için uzmanların önerileri arasında. Hamsi için alınan önlemlerin; sürdürülebilir bir koruma politikasına dönüştürülmesi. Balıkçılığın geleceği ve halk sağlığı için stratejik önemi düşünülerek daha kapsamlı desteklerle korunması çok önemli. Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerle balıkçılık konusunda, ülke lehine daha etkin diyalogların oluşturulması da uzun vadeli çözümler arasında.

Velhasıl 3 yıllık ömrüne uzunca göçler sığdıran hamsi, yarım asırdır yaşadığı olumsuzlukları unutup 20 gün de kurtulamasa da onun için hala umut var.



Bu yazı 231 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI