Bugun...


Mine Ataman

facebook-paylas
Anadolu Tarım Mirasından “Agro Turizme”
Tarih: 17-02-2021 09:44:00 Güncelleme: 17-02-2021 09:44:00


Kısaca; tarım – turizm entegrasyonu denilebilecek "Agro turizm" Anadolu tarımının dünyaya açılan kapısı olabilir mi?

Kitle turizminden önemli bir pay alan Agro turizm; deniz - kum  - güneş – tarih öğelerinin tüketici beklentilerini karşılayamaması gibi nedenlerle hızla gelişirken, tarımın da yeni fırsatı.

Tayvan “eğlence çiftlikleri” dünyanın en keyifli çay ritüellerini / İtalya Toskana yüzlerce çeşit “domates hasadını”/  Mallorca “incir ve portakal bahçelerinde hasadı” / /Grenada “ Kakao tarlaları – baharat çiftliklerini”  Filipinler “Tropikal meyve –sebze ekim ve hasat ritüellerini” İtalya “Mandıra işletmelerinde peynir yapımını” zengin ritüellere dönüştürüp, ülkeler tarımsal gelirlerini artırıyor. 

Avrupa Birliği ülkelerin de nüfusun  %70’i kırsal turizme katılıyor. Otoyolların düzelmesi, araçların teknik olarak gelişmesi; dere tepe düz gidenlerin seyrü sefere çıkma isteği kırsal turizmi de her geçen gün daha çok geliştiriyor.

Yapılan araştırmalar insanların;  geçmişe olan özlem / doğal yaşam şifası  / sağlıklı yaşam gibi birçok sebepten ötürü kırda tatilin; insana iyi geldiğini düşündüklerini ortaya koyuyor. Özellikle de gelir düzeyi yüksek bireyler, modern hayattan kaçmak için kırsal alanları, tarımsal deneyimleri tercih ediyor. 

Eskiden kalma ilgi çekici sarayların, şatoların, konutların çok olduğu; Fransa, İspanya, İtalya gibi ülkeler de kır hayatı ve tarımsal deneyimler yoğun ilgi görüyor. 

Türkiye’de de durum benzer. Leyleği havada görenler yaz kış demeden yollara düşüp az gidip uz gidip dere tepe düz demeden doğanın binbir rengini içine çekip modern dünyanın elemlerini atıp, agro turizmin de hızla gelişmesini sağlıyor.

Masal tadında, yerel haz ve lezzetlerle örülü tarım tatilleri bir seyahat çeşidi olmaktan öte şimdiler de yaşam tarzı olarak oldukça trend.

Hükümetler de sürdürülebilir kırsal kalkınma modeli olarak “tarım turizmi” faaliyetlerini destekliyor.

Tarım gelirlerini artırmanın sürdürülebilir yollarından biri “Agro Turizm” 

El değmemiş renkler, yeni doğmuş kuzular, peteğe çiçek taşıyan arılar, antik fırınlar,  başağındaki buğdaylar, restore edilmiş yel değirmenleri, antik dönemden kalma susam haneler; her biri şimdiler de tarımdan çok turizmin konusu. 

Agro turizm; tarımsal çekici mekânlar /  tarımsal süreçler - üretimler / tarımda günlük yaşama hem katılım hem de değer üretme üzerine kurulu bir turizm çeşidi olarak kır ve kent arasında entegrasyonu sağlıyor aynı zamanda. Kentlilerin kıra gitmesi, çiftçilerin gelirlerini yükseltmesi yanın da; “kırda yaşam motivasyonuna da” değerli katkılar sunuyor. 

Çiftçiler için rutin olan süreçler, ziyaretçilere özel ritüellere dönüştürülüyor. Çiftçilerin ürettiği ekmek, zeytinyağı, peynir gibi gıda ürünleri de markalaştırılıp satışa sunuluyor.

İtalya hükümeti dünyanın dört bir tarafında hizmet veren İtalyan kırsal yaşamını ve tarım ürünlerini tanıtan market ve restoranlarının yer aldığı “Eataly” gibi markaları destekleyerek ülke markasına katkı sağlıyor. Benzer çalışmalar Türkiye için de mümkün.

 

Anadolu tarımı için Agro Turizm fırsatı

 

Binlerce yıllık Anadolu tarihinin mutfağında pişen somut olmayan tarımsal medeniyet mirası; tarımın geleceği için bulunmaz bir fırsat. Pamuk hasadı/ çay toplama / kuzuların doğumu / koç katımı / Şırnak’ta bahar aylarında yaşanan  “çift lale hasadı” /Taşkale tahıl ambarında harman yeri/ Rize yaylalarında ki “Vartovar”  gibi tarım takviminin unsurları;  agro turizmi için fark yaratacak ritüellerden sadece bazıları.

Tarım turizmi ile; çiftçi gelirleri artırılarak, geleneksel tarım belleği geleceğe taşınıyor. Geleneksel tarım unsurları “Soft power” bağlamında işlenerek; Türkiye markasına katkısı sağlanabilir. Ülke markalarının en önemli taşıyıcısı olan yerel tarımsal ürünlerden dünya markası yaratılabilir. 

Elbette tarım turizminin gelişmesi için yapılacak birçok iş var.

Agro Turizm farkındalık programları, tarımsal alanların rehabilitasyonu, altyapı çalışmaları, tarihi değirmenler gibi üretim alanlarının restorasyonu, bölgesel tarım destinasyonlarının yaratılması, agro turizme konu olmuş tarımsal ürünlerle ilgili gıda markalaşma programlarının yönetilmesi hükümetlere düşen önemli görevlerden.

Kırda var olan tarımsal yaşam kültürüne sahip çıkmak da bize düşen sorumluluklardan. 

Yeniçağın trendi; köylü olmadan kır yaşamını deneyimlemek, dalından erik toplamak, pekmez yapımına katılmak, tatilde çiftçi olmak. 

Tarım medeniyeti ile medeniyet tarihini yaratan insanoğlunun ruhuna iyi gelen, yüreğini hafifleten süreçler; kırsal kalkınmanın, tarımın da geleceği olurken aynı zaman da insanlığın da kurtuluşu olabilir kim bilir.



Bu yazı 54 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI