Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi          Fotoğraf Galerisi
 

desek,yazsak mı acaba, doğu Karadeniz izlenimleri 9.bl. - www.hemsinvadisi.com
   
 

Sakaoğlu M.Ali ¬

Sakaoğlu M.Ali

 desek,yazsak mı acaba, doğu Karadeniz izlenimleri 9.bl.
 YAZI BOYUTU

 Tarih : 6.10.2013 - 01:06:43 


BENİN HİKÂYEM SENİN HİKÂYEN" DI..*BÖLGENİN KADERİ DE,TARİHİ DE,AYNI,BİRDİ...


HERKESİN BİR SECERESİ-KÜTÜK,SOY AĞACI VAR DI..*ÜSTÜNLÜK "TAKVA"DA,SANAAT,ZENAAT'TA OLMALIYDI...YİNE DE,ELİ-DİLİ-BELİ ..SAĞ LAM,HERKESE NÜMİN E ŞAHSIYET OLMAK LÂZIMDI...

"BENİN HİKÂYEM SENİN HİKÂYEN" DI..*BÖLGENİN KADERİ DE,TARİHİ DE,AYNI,BİRDİ... *..desek,yazsak mı acaba, doğu Karadeniz izlenimleri 9.bl.

* YenİyurtHaberYorum *Sakaoğlu M.Ali

SÖZ, SAKALAR'DAN AÇILMIŞKEN..* HER KESİN BİR SOY AĞACI VARDI YA..(Kısa bir gezinin-ya uzun kalsaydık ?!- hatırlatıkları şeyler..Doğu Karadeniz İzlenimlerimden,Mayis-Hazıran, 2013-.9.bl.) M.Ali

SOY AĞACI-SECERESİ-BİYOKRAFİSI'NA,KISA BİR GÖZ ATALIM..(Müslüman Olarak*Okuyamadığımız,zimbillerde çürüyen,eskitürkçe,değerli kaynak larımız olma sına rağmen,TC. sanki,geçmişle bağlarımız kesilmesi için kurulmuş-kurdurulmuştu?!..Bu halımızla, 100 Senelik Alman Kitaplarını vasat'ta olsa,sökebiliyorduk da,atalarımız dan kalan Kitapları, arşıf ları sökemiyorduk,sizi bilmem amma,zoruma gidiyordu..)

Hep,Osman'dan bahsedersek haksızlık yapmış oluruz.En büyüğü-müz- Emine-dğ.6. 5.1941-(Ali Çabuk'la evli,Özcan, O.Nuri adlı 2 çocuksahı bı.) başlamayalım da,babmızdan son ra,ocağın,hâne nin erkek reisi-olması lâzım gelen, örf-âtet, töreleri mize göre-Halil (dğ..4.4.1942-baba mın notu-hanım Baki ye,Zehra, Ayşe-Esra, Fatma adlı 3 kız çocuklu)den devam edelim...

Halil,uzun yıllar aşçılık yapmış,emeklı olduktan sonra,İzmir'den gelerek, zamanının çoğunu, doğdu ğu Ana ocağında idame etmeye çalışıyor, kim se yle kavga etmeyen, komşuları ile sıkıntısı olmayan, sevip-sayılan birisi, olduğuna kesinlikle inanlardan birisiyiz...Bana inanmaz sanız,sevgili kız kardeşi,Zeynep'nin beyi Fazıl-Şentürk-Bey'e sorunuz!Halil,-mal-mülküna sahıp çıkan,boş zamanla rını,bağ-bahçe,evini ,çevresini yalancı bir cennet bahçe sine çevi ren; onun haberi olmadan,çocukları-ki çoğu evli-aile talim-terbiye üzrine bir adım uzaklara gitmeyen çocuklari,aile yapısıyla mahal leye örnek olan,;elinden geldiğince de,kardeşlere âdıl bir reislik ile,baba-annele rini aratma yan biri olarak, tarif etmem lâzim gelirdi de...

Günahı-sevabi ile,büyüğümümüze,saygı,edepten dolayı,kendisini,ya kendinden,yada en yakın birileri nin anlatması,tarıf etme sine birakiyoruz işi..Sakin ha,hısımı Fazıl bey'e soralım,filan demeyin,demlenmedığı,ters bir zamanına rastgelir de,"ver yansın"eder durur,sizleri de yanıltmış olabilirdı!..

Söz konusu Halil (Hüseyin-Muharrem 1404,Rümî 1904-12 .6. 1976-Ayşe-1919-8.6.2004-'den olma)'ın dedesi,yâni babasının babası,benim de adını taşıdı ğım,Mehmet Ali( 1290- 1877- Hem şin- 1922 Akmescit/ Kırım-Babası,Hüseyin,Zühice'den doğ ma)'yı bass-başlangış noktası- alarak,bu mekânda doğmuş veya bu soy ağacına-seceresine bağlı Sakaoğluları'nın,elimzde olan,belgeler den yola çıkalım...

Mehmed Alı-dğ.1290 Hemşin-öl.1922 Kırım-Babası Hüseyin-Annesi,Zühice-'den üç erkek,İLYAY-dğ.1292-öl..?/ İSMAİL-dğ.1292-öl..?/ ZEKERYA-dğ.1307-öl..?

Mehmed Ali(-Paşa,Kırım'da Sakazâdeler,diye geçer,bir başka,biyografı çalışması gerekir.) nın dedesi,Halil-dğ.Rumî,1855-öl..?- Süleyman oğlu, Yaldız'dan doğ ma) SÜLEY MAN' ın babsı KASIM- ğ.Muha rem,1262-öl..?Anası SIRMA, Veb daha yükarı basamak larda,Meh med (t) Ali oğlu, SIRMA' dan doğma iki kar deş,ÖMER-dğ.12959/ 1845?-öl..?, KASİM- dğ. Muharrem, 1262-öl..?

ÇITAYI AŞAĞIYA DOĞRU TUTARSAK(Biz Türkler, İslâmiyeti öyle benimsemışsız ki, bütün adlarımızı hep Arapların-put preslerken de- kullan dıkları ad-isimleri benimsemış, çocukları mıza koymuşuzdur.Hep,merak eder dururum,"İslâmiyetle tanışmadan önce, Ata larımın ad-isimleri ne idi?" diye..İşte, bu bakımdan,yazılı Belgeler mühimdi..Kağıt yoksa, deriye, taşa kazınması lâzımdı..*(Sağda,eski mezarlıklardan bir kolu,Hemşin,Yeniköy-Tağbo la- tavanı düz yer-de..)

YÜSÜF-dğ.1300-öl..?-Kasımoğlu,Rabiye doğumlu.RÜSTEM-dğ.1292-öl..? KASIM oğlu,RABİYE doğumlu..Yüsüf ile Rüstem iki kardeşler.Kız kardeşleri yokmuş demek.

AHMET-dğ.1303/1881-öl..?-Kasim oğlu,Fatma'dan doğma.

MÜSTAFA-dğ.1293-öl..?-Hemit oğlu,Fatma'dan doğma.

BEKİR-dğ.1297-öl..?-Hemit oğlu,Fatma'dan doğma.(Müstafa-Bekir bir kardeş.

SÜLEYMAN-dğ.1296/1874-öl..?-Halil oğlu,Rükiye'den doğma.(Kazâ-î Hemşin'e kayıtlı,Kırım savaşından sonra,Hemşin'nın" Kaza" sıfatı alınıp Pazar'a bağlanır.)

MÜSTAFA-dğ.1313-öl.?-Halil oğlu,Rükiye'den doğma(Pazar'a kayıtlı)Süleyman-Müstafa iki kardeş.(Bu doğum tarihlerine,Rumî 684 veya Hicrî,670 ilave yapılarak tam doğum tarihi meydana çikar.)

HASAN-dğ.1297-öl.?-Ömeroğlu, Firdefs'den doğma..

MEHMED ALİ-dğ.1314-öl..?-Ömer-Fidevs'den olma(diyelim)

MUSTAFA-dğ.1316-öl.?- " "

ZELKİF-dğ.1319/1897-öl..?- " " Hasan,Mehmet,Mustafa,Zelkif, 4 kardeş.

EMİNE,HALİL,ZEYNEP,M.ALİ,OSMAN'LARIN BABA VE AMCAZÂDELERİ..

HASAN-.dğ.1318/1902-öl....,Mehmet Ali-Fatma'dan olma.(Mesüde,Rühi,Adnan 3 çocuk)

HÜSEYİN-dğ.1319/1903-öl.19.9.1976-Mehmet Ali-Fatma'dan olma(Küçük yaşta,amcası Mustafa'nın hanımını verilir*/ 2hanımı,Ayşe'den,Emine,Halil,Zeynep,M.Ali,Osman 5.çocuk)

ŞÜKRÜ-1320/1904-öl..?- Mehmet Ali-Fatma'dan olma (1.Hm.Zekiye' den,Hamdi, Sadike,N... 2.Hm.Suade'den,Nurettin,Mehmet Ali,5 çocuk)

HÜRİYE-dğ.-M.Ali-Fatma'dan olma(Hakki ile evli,İsmail,Hüsniye,Nazmi adlarında 3 çocuk)

Hasan-Hüseyin-Şükrü Ve Hüriye, bir kız kardeş olmak üzere 4 kardeş.

Daha sonra, ABDULLAH-dğ.1312-öl..?-Kasim-Rabiye'den olma.

OSMAN-dğ.1311/1896-öl..? Kasim-Fatma'dan olma.

MEHMET ALİ-dğ.1319/1903-öl..? Rüstem-Emine'den olma..

FİRDEVS-dğ.1165/1847?-öl..?- Mustafa-Kerziban'dan olma..

Bu doğum tarıhleri,düzenli bir şekilde yazılmışsa da,Osmanlıca Türkçesini-Eski Türkçe-denile n yazı ile yazıldığından sökmekte zorlanıyoruz.Kimi Hicrî,bazende Rumî takvime göre kayıt düşülmüştü.

Eskitürkçe terk edip,latinceye geçince.. bu yazıları sökende kalmayınca,aktarmalarda zor luk çeki yoruz..Kuşaklar,köprüler,bağlantılar birbirinden kesilmişti..Gelde işin içinden çıkınız...

Herkes bu,-çeviri-tecüme-sıkıntıları Türkiye'de çekerken,Almanya'da bu yoktur. Bir,Kilisler'deki vabtiz kayıtları vardır,değişmemiştir.Resmî kaynaklarda, kütük kayıtları vardır,biz bile yüz sene önceki Almanca yı-bir çok değişikliklerin olması na rağmen- sökebiliyorsak,varin gerisini siz düşünün...

SOY, KÜTÜK SİLSİLESİ BÖYLE DEVAM EDİYOR.. AYRI BİR ARAŞTIRMA KONUSU...

*AZ KALSIN UNUTUYORDUK,MERAKLI BİR SORUM ÜZERİNE,AMCAM YUSUF ZİYA'NIN YAZDIĞI CEVABİ MEKTUBUNDAN KISA AKTARMA YAPALIM..

KISA BİT TARİHÎ İLAVE YAPALIM.. YUSUF ZİYA'NIN KALEMİN DEN...(ARADA BİR,DERİZ YA.."HİKÂYE İÇİNDE HİKÂYE"..)

* ŞU MOSKOF, RUSLARDAN ÇEKTİKLERİMİZ...

Mehmed Ali 'nin ikinci Kayın Pederi,Molla Mustafa GÖZÜMOF (Moskof'un işgalın deki Türk yutlarındaki soy adların sonuna"oğlu-yerine "of","kızı"yerine "yev"son takı ilave konulurdu..Türk devletleri yeniden,kismende olsa bağımsızlığına kavuşunca,bu so takıyı,İlk Azerbeycan,Şair Cumhurreisi ELÇİBEY değiştirmişti..Sözde,yeni Azer beycanın"Millî Önder- Lideri,"Aliyef" "Alibey"olarak yazdırması lazım gelirken,Elçibey kadar cesaretli,Millî olama mıştı.. Ben,o,kardeş memleket- ülkenin yetkili makamları olsaydım,o soyadın değiş mesini talep eder,"Aliyef"yerine,"Alibey"olarak değiştirirdim..geç kalınmış da sayılmaz dı ya.. Gardaş,acı söyler,gayrı doğrı der dı...)

ZORAKI OLARAK SILAV-RUSÇA...

MEHMED ALİ -PAŞA -SAKAZÂDE*'NIN ,EMİNE-Kırım,Kızılyar'da-,HATİCE, NAZIM ADLI ÇOCUK LARI-Kırım-Akmescit,Rus işgâlinde,adı,Simferopol'a çevirilen,Akmescitte-YATIYOR LARDI*"Eya vah,mahvolduk Memed Ali!" Diyor Mecid amcam...

*RUSYA'DAKİ TÜRKLERİN" YARDIMLAŞMA CEMİYET BAŞKANI" VE DE OSMANLI' NIN " FAHRİ ELÇİSİ"İDİ..

* HUNUT-PASİNLER-ERZURUM GÖZÜMOĞLULARI* SAYİDE, HÜSNİYE...

(...)"Sevgili yegenim Mehmet Ali,(...)..gel gelelim senin sorularına; Babam1878 yılında dünyaya Mehemt Ali adıyla gelir.İlk evliliği (Hemşin'de) Fadime ana ile oldu.Bu evlilikten, Hasan,Hüseyin,Şükrü,Hüriye,adlı çocukları dünyaya geldi.Ve 1906 da orta tahsille ile Kırım-Rusya'ya gitti.Ve oradaki Annemin(Ayşe) babası,aslen Hunut'lu, sonradan Erzurum' un Pasinler bölgesi ne göç eden GÖZÜM Oğullarından,daha evvel Türki ye'de iken,Erzu rum da celepçilik-HayvanAlıp-Satma işi-yapan ve 1973 Rus- Türk-harbinde mal teslim sırasında, harbın başlaması ile Annebabam,Mustafa adi ile,gümrükte esir edilerek, RUSYA içerilerine sürülüyor ve oda Rusya'da(Rusların işgâl ettiği yer,memleketlerden biri,M.Ali) Molla Müstafa Gözümof adıyla hocalığa başlıyor.(her şeyde bir hikmet varmış ya..M.Ali)ve bu arada BUHARA'da eşrafların kızı olan SAYDE (Saide) ile evleni yor.Bu evlilikten, 4 Kız,3 Erkek dünyaya geliyor.Kızlardan en küçüğün büyüğü olan an nem (M.Ali'nın 2.eşi) Ayşe ile 1907'de evleniyorlar, bu evliliktende 3 kız,ikisi erkek beş- 5-çocuk dünyaya geliyor. Bunlardan en büyüğü ablam,HÜSNİYE 1908'de dünyaya geliyor, sonrada, EMİNE 1909-öl.1919- da,sonra HATİCE ,1910-öl.1921-da,ve ben-Yusuf Ziya- 1911'da,en son NAZIM- 1918-1921-ismile küçük kardeşim 1918'de dünyaya geliyor. Bunlardan Emine 1919 de Melitopal-Kızılyar-Şehrinde vefat ediyor.Sonradan Hatice 1921 de, ve hemen akabinden 1921 de Nazim vefat ediyor,bu kayıplar,Kırım'da(Simfer epol) Akmescit merkez Şehri'nde vuku buluyor, ve bu arada, Bolşefiklerin ihtilali -1914-Kırım'a da şirayet ediyor,ve peter karatifo ile yatağa düşüyor,bu arada bulun duğu Akmesçit Şehri de,Bolşefiklerin eline düşüyor,amcam Mecit,bu haberi ba ba ma telaş la içeriye giriyor(bende bu arada babamın yanında idim) "mahv olduk Mehmet Ali!.."diyerek,bağırınca babam rahmetlik,bu esnada şok geçirerek beyin kanama sından hemen ruhunu 1922 de teslim etiyor ve (daha önce vefat eden) Hatice,Nazim ve babam-Mehmed Ali Paşa-,Akmescit Şehrinin"Yeni Mezarlık”ta gömülerek,kabirleri gayet mum tazam yonma taşla donatılmıştır.(Cümlesine Rahmet eder,en kısa bir zamanda,ziyaret etmeyi nasıp olunmasına dua ederiz.M.Ali) Babam..yarım kalan tahsilini, özel bir jimnaziye-lise-de devam ederek,tahsilini ikmal ediyor ve yine Kırım'da(Rus işgalin den önce.M.Ali) ve Rusya da bulunan "Türklerin Yardımlaşma Cemiyet Başkanlığını" ve Hükümet nezdinde mumessil olarak Türklerin hakları nı temsil ediyordu ve hükümet erkanları(Vali,askeri Kumandan vede Belediye Reisi) tarafından büyük bir saygı görüyordu, öyleki,her balo ve temsilcilere davet etmeden geçmiyorlardı...

* YÜZ BAŞI RUTBESİ İLE HASAN KALE'DEN HARBE BAŞLAR,ESİR DÜŞER...

*BENİM TAHSİLİME GELİNCE..

".Babam özel tahsilden sonra Rusça konuşma vede vasat bir Almaca dilinide konuşmaktaydı...(Sağda,Mecid,soldaki de M.Ali Paşa, ikisi de Kırım Akmascid, Yeni Kabristanda yatmakta,"..oğullar mız gelemedise..,barı,torunlarımız gelsin, bizleri ziyaret etsinler.. " diye,beklerdururlar..)

İhtilal onu 43 yaşında aliverdi.hayatı bu şekilde "nevnişuma"bulmadan sona erdi...

*BİR POSTACI ERMENİ DİN KARDEŞİ RUSLARA ŞİKAYET EDER.. "İŞTE BU, TÜRK SUBAYIDIR!" YAKALATTIRIR...

Rus harbinde yüzbaşı rütbesiyle Hasan Kaleden harbe başlıyarak Rize'ye kadar çekilen kuvvetle rimeiz ,Rize'nin de düşmesi ile,babam elindeki kuvvetler ile dağa çekilmek zorunda kalır ve bir gün Şehre adam toplamaya indiği zam an, Ermeni olan Rize Nüfus memur ların dan bir kişi,pederitanı yor ve Rus kumandanlarından birine,"bu Türk subayıdır!.." diyerek ispiyon ediliyor,yakalattı rıyor. Ve 1917 de hepimiz,yani o gün annemle beraber Köy deki evin(Her halde Erzürüm daki evin olmalı) mezar taşları arasına saklı olarak Rus asker leri tarafından yakalanıp hep birlikte,bir gemiye bindirile rek, Riz ve Batum(Soçi,hâlâ Rus işgâlı altındadır..)arasında bulunan Piranit Limanına çikartı larak, sonra dan Rusya içlerine,”Tembof”bölgesine sürülerek,esir hayatı başlamış oluyor.Daha evvel yazmam gereke bu kısmı unuttuğumdan sonuna eklemek mecburiyetinde kaldım kusura bakma.Ben ise,Kırı m'da annem (Ayşe) ve Hüsniye ablamla Yalnız kalmıştık.Sonra dan amcam Mecit yanımı za iltihak etti,ben ise gece Fırında-Pastacılık,unlu mamüller,tâ ötelerden beri,aç kalma manı n-ek- bir mesleği idi ki,bugün bile Sakaoğlu Ekmek Fabrıka larında bir şükür ki,hâlâ satılma mış, İzmir, Basmahâne,Kemeraltı, ayaktadır,İzmır,Şen ocak,Uçkuyular, Gültepe ve Buca' da kiler,maalesef,mırasçılar tarafın dan satıdıldı.. İstanbulda ki-Fatih,Tepebaşı,Bey oğlu, Göztepe'yı saymazsak..Kırım,Batu m ,Rize-Hemşin,Of ve de Trabzon,Samsun.. M.Ali) çalışarak,gündüz de Mektep-Okulda oku yarak,yüksek tahsilimi ikmal ettikten sonra,Türki ye'ye kaçmak süretile,geçtim..."

İşte,yegenim babamın(adını taşıdığın,M.Ali dedenin)kısa hayatı biografiyesi..

Sana merakını gide recek kadar faydalı olabildimse, ne mutlu bana...

(Bu aklım,yaşımda olsaydım, daha neler soradım sevgili amcacığım,şimdi nur içinde yat eyimi.Yegenın Mehmet Ali,Münih *Sağ,resimde,Yeniköy, eski adı Geleğli Köyu-Mahallesi,Sakalar semti,-1800. yılla'rda, 5-6 hane birden yanar,yerine yeni leri yapılınca "Yeni Yurt"lar olarak adlan dırılır..Soyadı kanu ni ile birlikte, bazıları "Yeniyurt" bazıları da,"Saka- Sakaoğluları" olarak " soy "adla rını kayıt etırırler..Bu açıdan da bakıldı ğında, "Yeniyurt"un mazısı,tâ 1888' lı yıllara day anmaktadır.. -Geleğlı Camiisi'nde,Sakaların gelini Ayşe'nin vefaat edenlerin ruhuna yap tırdığı mevlütten bir,hatira tablo,onların bir çoğu da öteki âleme göç etmışlerdi... (soldan,Hoca Celal dayı,Zanat,Pisti-Üst-oğlularından, Ayşe'nin dayısı Teyfik dayı,Hasan ve Zülküf,Şefki Bayar,sırtı dönük şer bet- şek er vs.-ikram eden de Fevzi olmalı...O zaman ki küçük kod ak makinası ile,lüküs ışığı altında çektığımız bir an..)- Üstte,takılı çük resim de, geri de,-biz yeğenlerinden başka-hiç,kendi züriyeti-çocuk ları- olmayan Mecid Sakazâ de-Yeniyut..)

ESKİ BAŞVEKİLLERDEN, HASAN SAKA...

*YENİYURT"SOY ADI TÂ 1800 YILLARA DAYANMAKTA DIR... BAKİYORUZ DA-BİRÇOK,YENİ KURULUŞ,OLUŞAN-DEĞİŞİKLİKLERDE,MANTAR GİBİ-YENİ, "YENİ YURT"LAR ÇOĞALMIŞ,TÜREMİŞTİ.." YENİYURT KÖYÜ",Yenyurt Okulu-Hatay' da-,Yeniyurt Gazetesı-Malatya'da-,DAHA NİCE YENİYURT SOYADLARI Kİ,"SOY"U İLE HİÇ ALAKASI YOK TU...MEĞER,NE ÇOK AKRABALARIMIZ VARMIŞ DA HABERİMİZ YOKMUŞ?!..

LAF,SAKA,SAKAOĞLULARI'NDAN AÇILMIŞ KEN, ARAYA ŞUNU DA İLAVE EDELİM; ESKİ BAŞBAKANLARDAN,LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASINAKİ HEYETTE YER ALAN, TRABZON'LU HASAN SAKA'YI UNUTAMA YINIZ, ODA,SAKAOĞLULARI'NDAN DI.. (Böyle bir yazı yazaca ğımızı bilseydık, daha net resimler tedarık edebilirdik..uma rız.. ileride bu eksikliklerimizi telâfı ederiz.M.Ali) ..Mektupta ki satırları okuma ya devam edersek.. :

"... Şimdilik hoşca kal,sana başarı ve mutluluklar ve sıhhatlı yaşantıyı Allahtan nizay eylerim sevgili yeğenim...

Bu tarftan eşim Zehra,kızım Nuran,oğullarım Teoman ve Süleyman çok çok sela m ederler ve hepi miz sana tekrar hayat yolunda zihin açıklığı ve üstün başarılar diler,gözlerin den öperiz.Allaha emanet ol...

Amcan,Yusuf Ziya Altay,25.4.1981 Ankara.

(Mimar-Mühendis).."

(*) Kırım'da,"Sakazâdeler" olarak çağrılır,anılırdı,herkese "Soy" lâkabi ile hitabe edilirdi.. Bu eski bir Türk adedi idi..(Sağda,Kırım'daki Hemşin'li Türkler,arşıfYeniyutYayınları)*Bu tarihi özelliklere de ışık tutan,mektubun dan satırları sizler ilen paylaş maya çalıştık. Bu "yaşanmış hayat hikâyeleri" birçoğu muzun ocağında vardı.

Birimizin Hikâyesi,Hepimizin Hikâyesi,sayılır dı...Nasıl olsa,eski tarih-geçmişin hafısası,kismen silinmış, kismende yakılmış,toprağa gömül müştü!..Arakı bulasındı!..

RUSÇA-TÜRKÇE SÖZLÜK...

*Ankara'da,merhum Adnan Menders hükümetinin de Mühendislerinden biri olup,Ankara Büyük Çarşıyı,Su ve Enerjı bara jını,İstanbul da,Pendik Limanı,gibi plân,pröjelere de imz ası vardı.Çeşitli Kuş ve Papağanların yer aldığı 5 ,10 adete varan Kafeslerede ki kuş ve papağanların sesleri eşliğin de bu plân,pröjeler çızılmış,etüt..tastiklenmış,imza koyan,biri siydi.., Zusuf Ziya Altay.."..Yeğenim,sen bu işlere meraklısın,"Rusça-Türkçe Sözlük" hazır lıyorum,bana yardım edersen yayın larız "demişti.. ben de."tamam,söz amca!.." demış tıkde.. anıden göç etmesı, bunu gerçekleştirip görmeden gitmıştı.. Her ikiside birer Mimar olan,oğulları,Teoman, Süleyman da ise bu çalışma dosya,amcamın bu isteği, arzusunu yerine getirebilirdik...

Türkiye'ye izine gittiğimde,babmin Köşkte ki odasında asılı resminden tanıdığım,bu amcamı, Merak edip bulmuş,Ankara'lara düşmüştüm." Yusuf Ziya Altay-Mimarlik-Mühendis-Proje,Taahhüt,Kat Hesap-Kontor luk-Muşavirlik"Tabelânın asıldığı kata,yazıhanesine çikmiş..,kendimizi tanıtmaya çalışmıştıktan sona..,kuşların cıvıltısı arasın da,bir ara,çekinerek sormuştum,"Amaca,soyadınızı neden,"Sakaoğlu ve Yeni yurt"değil de, "Altay"olarak koymuşsunuz?..sorduğumuz ,dediğim de, yerinden kalktı..Bir tevesüm le.. anlatmaya,merakımı gidermeye çalışmıştı.. kısacası.."Hasan ve Şükrü " kardeşlar, meselesıydı...anladığım,hepside o teki âlemde,nasıl hesaplaşacaklar, merak eder dururum.. ne ise...(Yanda,Yüksek Mimamr Mühendis olan,Yuzuf Ziya Al tay,İzmir'e ağabeyi Hüse yin'nın oğlu Osman-Zekiye'nin düğünlerine Ankara'dan gel mış, bir vesile onlarla hasretlik gidermıştı..Ben onu,bir İzmir ziyaretin de,-şimdilerde, mıras çılar tara fından satılan-Buca'da ki Ekmek Fabrıkası'nın arkası evin balko'nunda tanış mıştık, öyle şeyler sormuştu ki.. kendimi zor tutmuş,dışarı çıktığımda,hungur hungur, ağlıyarak eve gitmış, daha sonrada,İzmir'den ayrılıp,İstanbul'a gelmıştık..bunun hikâyesi de bir âlem di ya.. *Bu yazdıkları mızı görseydi mutla ka sevinir,yazılarımız da ki,hata, noksanlıklar ımızı da tamam lardı.. Nur içinde yat amca!..nasıp ola da ziyaretine,kısa zamanda...)

Not;tirnak için (..) ilaveler bize aittir.*Ruslar işgalden sonra,Kır ımdaki,KumaşFabrı kası,Fırın, ev,bağ-bahçeye de el konul muş,burala Sırp Ruslar yerleş tırılmıştı.Bu, mal- mülkleri, geriye alacak, mırasçi,şuurlu nesilide, maalesef- ben göre medim- yoktu. Zalim,Gürcü asıllı - Köminis-Stalin dönemin deki sürgünlerde,Vagonlara da ölen ler,param parça olan ailelerin dur um ları,pas tutmuş demir perde nin çürümesi ile,kismen bağım sızlığınına yeniden kav uşan,Ukranya,içinde yerini, parça lanmış olarak alan,dinyester neh rinin geçtiği,Molda vya,Hristiyan olmala rına rağmen Türkçe dillerini de muafaza eden,Gaga vuzlar ve Kırım'lı Tatar-Tük leri,bu acı kayıpları, hâlâ telafi edileme mişti. Altın dönemini yaşayan Osmanlı Türkünden de güçlü bir Türkiye'ye bugün,yarınlar da ihtiyaç vardı..En azından,caydırıcı olsun bakımın dandı..)

*Her devletin,medeniyetin"mazı"olması gibide,Malesef "Saka Devleti " gibi,Saka oğluları da parçalar bölünmüş,geride kalanlar da,Mırası satıp savurmakta,taş üstüne taş koymamakta olduğunun far kındayız...

HİSSELİ MAL-MÜLK BÖYLEDİR..SENUN TİROVİT YAYLAN VAR İSE, ZÜRELE R'İN-ZEYNEP'INDE BAŞ YAYLASI VAR DI..ÖNCE ONA SAHIP ÇIKMASILÂZI MDI'' * "..ORO!..,SENUN KAFOĞUN ..."

"Kapı-pencere montajı,düvarlarin onarılması..yemeklerini hep birlikte yaptık.. yedik-içtik.. Ablan'da yanımızda..O da ken dine göre bir sandık,dolapa eşyalarını koymuş, kilitlemişti.. Babsının yeri değilmi canım?..Şimdi,O,..Osman,bana veya abla na kızmış, eşyaları yüklemiş arabaya,göndermiş aşağı ya..yağmurlu hava.. eşyalar çamür içinde.. merdivenler den aşağıseril miş,dağilmiş bir vaziyette. . Ablan (Zeyep)bunları görünce..zoruna gitti..başladı ağlamaya, bağırıp-çağirma ya..." Evet,telofonla görüştüğ ümüz de,bana da an latmıştı!.." diyerek sözünü kesiyoruz, Fazil eniştenin..Zamanın da ya böyle bir sandık,dolap benzer şeyler,ya yerleştırılmayacaktı, yada, olduysa,zamanı ve üsülû ile hal edil mesıydı..Bu,herkes için geçerli,medeni bir haldı.. da..şu komşu kavgaları,"malda yalan-mülkte yalan" diyen, ruhuatı kaybetmıştı..

Yok,burası babamın-anamın yeridir"diye gavga çıkarmakta yanlıştı...Kız kısmının malı"evlendiği evin, kocasının" malıydı.. İhtiyacı var ise,ana-baba tarafın dan mal almak isteyenler,alabilirdi.. ölçülür biçilir, değerin karşılığında ya maddı,yada mal-mülk verilir di.. Mahke melere düşmek bizim töreleri miz de pek yoktu..Kasaba,Köyler'de,örf ve adet, üsûller,tem aül le re göre mal taksımı yapılır,kız kısmı mal alıp gitmezdii.. Bunun en son örneği de,anneleri Ayşe' nın kız kardeşi,teyzeleri Fatima-Özdemir-di..Baba mal larını yeğenlerine bağışlamıştı,onlar ın da haberi olmadan..rahmetlik olunca,mahkeme den gelen davet üzerine anlaşılmıştı,nur içinde yatsın...

MIRAS KALAN ARAZI,BAHÇELER PARÇALARA BÖLÜNEREK,ZAYI OLUYOR...

*Rahmetli Maksüd dayı kafasına bir şey sarmadığında.." Oro senun kafoğun tasını!.." derdi...

*Eskiden bunlar olmazdı,kat kat,yarı taş konak,binalarda,bir arada yaşama kül türü var dı.. Bu medeniyeti de maziye gömül müştü..Aradakı saygı,hürmet,bir arada yaşama kültür üde, derelere karışıp gitmişti..,arazılar,Evler ikiye bölünmüş, bazılar da,Serenderleri "ev"e çevirmişti...

Fazil'larda-Ali,Tevfik,Abdi,olmak üzere 4 kardeştiler.. Babalarının vefati ardından, bir vesile,İzmir'de çalışarak elde ettikleri Mal-Mülk,ev,daire,dükkanları bölüşme de, kavgalar olmuş,küçük kardeş olarakta, haksızlıklara maruz kaldığını,tâ bize kadar intıkal etmış,işin de farkındaydık.. Köyde ki,her bölge de olduğu gibi, or tak evleri nin yanında,Altı misafır odası olan Serender'i ev haline getirmiş, Am aca' sının oğlu olmadığından,malını-mülkünü, parayı ile satın aldığını,ölene kad ar da, bir baba gibi hizmetin de olduğunu, anlatı yor, Fazıl.. Köyde de mal-arazı bakımından sıkıntısı yok.Merhum peterleri Maksüd dayı vardı,çalışkan ve şakacı birisiydi... Kafasına sarmayan bir şey,bir hadise vuku bulduğunda,kafasına yatmadığı,uygun görmediğinde,.."..Oro..Senunun kafoğun tasını.. !"der,arkasını getirmez,demezdi.."gerisini,artuk,sen anla"der gibiydi.. Hanî,Sen hiç akılanma yacak mısın?.. Bu yanlış,hatalarında,hâlâ israr mı edeceksın?..V eya,öyle değil böyle olur /olmalıydı, hallerin..ardından savururdu bu,teker lemeyi ki, patenti de ona aitti... "..Oro!..Kafoğun tasını.. bilmem ne edeyim!.." Osman'ın yaptıklarıdan sonra,ona bu kelime söylemesinin zamanıydı. Osman'ı dinlesek,o da,kendine göre..haklı olduğuna inanarak anlatır da..hiç kimse,"ayara nım kara "bozulmuş demezdi.. basıt,yakışık alamayan durum, hadiseler, delilerin yapacağı bir iş,gibi geldi bana.. demek birisi-leri "delirt mıştı" Osman'ı ..ben olsam,asla böyle davran maz, kendimi de küçük düşüre cek haller bırakmaz dım. her şeyin bir üsûlü,yolu-yordamı mi ne derler..ha..işte, o vardı.. "Pireye kızdım, yorganı yaktım",misâlı..Erdemli,mütevazı,terbiyeli fert-kişiler, yerine göre özür dileme,el öpmesini de bilmeliydı..kışının şahsıyetine,itibar katardı...

BAZILARINDA,"CAN ÇİKMADAN HUY ÇIKMAZ" HİL LETİNDE,TERBİYE EDİLMEYE MÜSAİT OLMA YAN TOPRAK GİBİ..HER TOPRAKTAN TUĞLA OLMADIĞI NA GÖRE...

"BU YAŞANMIŞ,YAŞANAMAKTA OLAN HAYATLAR, SADECE BU COĞRAFYADA DEĞİL,DÜNYA'NIN HER YERİNDE MEVCÜTTÜ DE, İSİM,ADLAR VE SIFATLAR DEĞİŞİKTI..."

İnsan olan,ablasına,yahut eniştesine kızmış diye boyle hallere düşürmemeliydi kendisini.. Kendini.. Her ne kadar,evlenmiş gitmiş ise de,öyle ya, onunda ana-babsının mülkü, eviydi..Bu Yayla evindede onunda hatıraları var idi..Annesı Ayşe'nın sağlığında böyle bir şey yapmak asla olmazdı.İllaki birisi gitmesi,kovulması lazim idi se,ilk akla gel en, Osman olabilirdi.. Emine ablaları ise,onların yayla evi yıkılmış,taş duvarları kalmıştı..İllaki ben de burada-baba-yayla evinde-"benimde bir köşem olsun" deme mışti..bu gibitartışmalara pek karışmaz ,zaman ve mekâna göre tavır alırdı...Onun Yaylası, Köyü de Baş köy, Carikala' idi..

BU YAYLA,KÖY EVLERİ,HEP AYNI TATSIZLIKLARA ŞAHİD OLU YOR LARDI..

"..AKAR HEMŞİN DERESİ,ÇAT DÜZÜNE GÖL OLUR.." ESKİDEN HEMŞİN TEKTİ,TÜRKÜLERİ,HİKÂYELERİ DE ORTAKTI,ŞİMDİ ODA İKİYE BÖLÜNMÜŞTÜ,"HEMŞİN ve de "ÇAMLIHEMŞİN"...

BÜYÜK SEFER DE ASKERE GİDİPDE BİR DAHA DÖNMEYEN ERKE KARDEŞLER OLUNCA, ERKEK LİK GÖREVİ DE AYŞE'YE..

*BİR ÇOK, BÖLGE KADINI GİBİ ODA,ÇOK YANLIZLIK,ÇİLE ÇEKMİŞTİ... *KÖKLÜ BİR HÂNE-AİLEDEN GELMENİN DE MESÜLİ YETİ VARDI.. KOLU- KOMŞUYA, MA HALLE,KÖYE,KASABA'YA,HATTA ÜLKESİ, DÜNYA'YA, NUMİNE- ÖRNEK OLABİLE CEK ŞAHSIYET OLCAKTINIZ...BAZAN,İSYAN'A VARAN "TEPKİMİZ"DE BUNDAN DI..

Yayla evi ya..Benim çocukluğum dada,iki ocağa bölünmüştü..Biri Anamın tarafı-diğerine de- Babaannem-Fatma-Fadi ana- adına kızı,-babamızın kız kardeşi-halam-Huri gelirdi.Huri -halamız- bir kaç sefer gelmişti,daha sonra onların bir,iki inek olurdu,anamın hayvanlarına katılırdı... Zamanla,Huri halamızda İzmir'de devamlı kalınca..Bu ocak da anama kalmıştı..10, 20 seneyi aşkın Anam Ayşe'nın korumasındaydı.Anam,malı-mülküne,örf ve adetlerine bağlı,milliyetçi biriydi..

tün erkek kardeşleri,büyük sefer-denilen,1876 Kırım/ 93 Vahşeti, "bir İngiliz kalleşliği" olarak tarihe geçmış olan,Türtk-Rus savaşı olma lı-de Savaşa gitmiş,bir daha geri dönmemişlerdi...Babaları -Halil Ağa-da erken vefaat edince..;(hem Hemşin,Davulcuların,hemde,Zanat' ta- Suçatı?- Pistioğluları-Üstoğlu-nın mırascısı olan Zehra anası-şu an,ikisi de,bâki âlemde-yanyana yatmak ta olup, rahmet ola- ve kız kardeşi,Fatime ile,tek başına kalmış tı..Bütün zorluklara,bir erkek evlâd gibi göğüs lemiş biri siydi..Hem,babasının mekânında oturduğu evi- Paş alı- Göçoğluları-topraktan,aile bakımından da zengin ler di, Bu ocaktan ayrılanlardan,Taş köprü,Baş köy'e varmadan "Göçoğlu Mahallesi"oluşmuştu.) -Anne-miz-Ayşe'nin koruması altın daydı, Bir ara,İsmail- askeriyeden emeklı subay -halam Hüri ye'nın oğlu da..bir oda yapmış,daha sonra, ev'in önü, çayılı ğın da,kendisine bir ev inşa ettirmıştı.. -tesaduf,ilk olarak biz-Yeliz kızımla-kalmıştık- buradan ayrılmış tı,ken diside bu yeni evinde kal amadan,öteki âleme göç etmıştı,kardeşi,Nazmi hakkında,bir çok şikayet lerini dinlemek zorunda kalmıştık.. şimdi lerde,hanımın köyü,Hemşin, Tepanda yatmakta dır.. Mevzudan mezuya dalıyoruz... Velâkin,bu mırascılar çok olunca..Devre-mülk yapmak lazımdı.Şimdi de Os man,yeni pence reler, Banyo WC filan yaptırmış,kimi sadece ailesıyle, kimi de Halil ağasıy le birliktedüş,gidil ip Birkaç hafta kalınmakta, eski adetler sürdrülmek istenmektedir.Her ne kadar, Yaylalar da, hayvan olmayınca,Yayla sıfatını kaybetse de,bir çoğu evleri yenile yerek,yada çayırlığına yeni bir ev konduararak,özlem gidermeye çalışıl maktadır..Yağını,peynirini,bakkaldan alıp gel..Yağsız, Peynir siz, Yayla olur mu? Olmazdı elbette!..

ESKİDEN YAYA GİDİLİRDİ..TAŞMIŞ, FIRTINA DERELERİNE KAPI LIP ÖLENLER ÇÖKTÜ...* ŞİMDİLER DE ,YAYLALAR, "YAYIK SIZ" DI..

BU BÖLGELERDE,GÖK TENRİYE,HZ.DAVÛT,YAKÛP,HZ.İSÂ'NIN DİNLERİ DE, BEŞİKLİK YAPMASA DA, YAŞANMIŞTI..*YAYLALAR YENİDEN DÜZENLENMELİYDI.. YADA.. ESKİSİ GİBİ"TEK"HEMŞİN OLMALIYDI...

(Hemşin,Yeniköy'de,Aziz dede'nin evinde,iç oda kapısına kazınmış,üç dinlerin yaşadığının belgeleyen gerçeği,gün ışığına çıkaran,yakında mehrum olan,çok sevdiği Hemşin'e getirilme den İzmir de defin edilen, Sebat Saatçı,görülmektedır.. )

İlerde bunlar da,inşanlah düzelir. Eskiden, yaya,bir kaç güne Yaylalara gidilirdi.İlk kon aklama yeri de,adlarına nice türküler yakı lan, "ÇAT" Çat düzü"u olurdu... Efsaneler,Türkü,Maniler,,Sevdalar.. bu Yaylalar'da yaşanırdı..Eskiden,bu yerler in hep sı,Kaza-i Hemşin'e bağlıydı, rahmet li Teyfik İleri-Arka dere-Çinçiva? damadı olduğundan,birçok Köyü de,arkaderye-alarak,orasını,"Hemşin'e"çevirilmıştı.. Bir ara,tâ Trabzondaki devlet memurlarının maaşları buradan idare edillen,yüzyılların Hemşin'i,uzun mahkemeler den sonra,ad-isimini tekrar geri alınca,orası, "Çamlıhemşin" olmuştu..Yaylalar da,Çamlihemşin idaresine kaldı ise de,bu Yaylalar taksim edilerek, yeniden düzene sokulmalıydı. Şimdi,bu Yaylalar'da,araba yolları yapılarak bir birine bağlanmak ta,umarız hırsızlık gibi vakalara bu yollar vasıtası ile çoğalmaz dı...

DOĞU ROMA İMPRATORLUĞU'NUN HRİSTİYANLIĞI RESMÎ DİN OLARAK KABULU İLE,BURALRA DA DA EN UZUN HRİSTİYANLIK DİNİ YAŞANMIŞTI..

İSLÂMİYET'IN DOĞUŞU İLE,ÖNCE,BİR BOYU MÜSLÜMAN OLAN SELÇÜKLÜ,DAHA SONRA DA KAYI KOLU-OSMANLI -MÜSLÜMAN TÜRKLER İLE-LİSAN-DİL-TÜRKÇE DE YENİDEN FİLİZLENMEYE,YAYILMAYA BAŞLAMIŞLARDI..BİR ÇOĞU ZATEN, DEĞİŞİK LEHÇE,AĞIZLARA DA,TÜRÇE KONUŞULUYORDU...

*Yaylalar,Yayla sakinleri At ve Katırlarla gidilen Yayla'lar da şendi..Her evde en az 5-6 inek-siğir bir Öküz vardı..Bizim Tiro vit e.. Mahmut oğluları vardı..En kalabalık Hay van sürüsü onalara da idi..Tirovit'in aşagi köprüsünden,yükari köprüye -ırmak üze rin dene yapılan..bir kaç gözlü taş köprü-kadar uzanmış,uzun bir hayvan konvoyunu oluş tu rurlar, Baş yaylaya doğru otlamaya, meyara gider,akşam üstü de dönerlerdi.Ey gidi,o gün ler? ..Zamanın da, Yayla'nın bir tepesin de,tepedeki kayalıkların en üstünde,uzana rak... kayalık, mağaralar dan, Ayı,Kurt falan çıka gelme den, uyun bu yaşanmış hayatları yazma ya, o yaşlı analarımız-babalarımız dan da,Kardeş, Bacılarımızın anlattık larını da,bu sayfa lara akta ra bilsey dik.. Hadı, bizden geçti,diye lim!..Ya gençlerden birileri çıkar mı dersi niz?..(2005 de kısa bir Tirovit,Baş Yayla,dağın bu resmin sırtımızdaki yaka dan, Palovit, Hapivonak yaylala rına giden yol..Her Yaylanında arazısın da,otlaklarda,çimen döküsünda kaynakla nan, yağ,yogurt, peynir tadı da değşişirdi.Üste lik, Elevit,Trovit ve Baş Yayla' da.. Uzunca kalmış olan,Müslümanlıktan önceki kavim,akrabalarımızında,uzun bir tarihî hika yesi vardı da, sırası başka yerde..*Meralar boş Hayvancılık yok edilmış.. Mutlaka,mod ern şekilde yenilenmelidir..) Acele edin biraz,eski toprak-insanlar-lar dan birileri de kal madı...Kalanlar da, eski yazıları sökemediğinden,taşları,kayaları okuyamamıyorduk..(resim,Hemşin vadisi'nden)

Yanlış,hayalı şeyler anlatıyorlar. Bazan, tesedafî olarak,TV,Gazelerde filan görüyor, okuyoruz da. Üzülüyoruz!.. Bu Bölgelerde, pek çeşitli soylar yaşamadılarsa da, çe şit li dinlerin-çok az zaman-Gök Tenri, Hz. Davût, Yakûp'e ,Hz. İsâ'ya gönderilen din ler aracılığıy le,o dinlerin hamiliğini yapan ların lisani ile,oluşumundan,bir baş kaları olmuş sa da,Bu Yaylalar'da niceler yaşamış,bu dünyadan,o teki ebedî âleme göç etmiş tilerdi..Yaylalar da bulunan Mezarlıklarda bunları göstermiyor mu..Tirovit-Elevit'in üstünde "Kilisenin düzü"diye alan vardı..Eskiden,Kilise varmış,buralardan,tâ Orta doğu'ya,Kudus'a vb.yerlere- din adamları-papazlar-gönderiliyormuş...Bu derin konuya,en iyisi burada girmeyelim.. bitmezdı.. "Soylar, diller, Dinler ve Asimile Faaliyetlerı"adlı çalışmamızda, bunları detaylı, belgeleri ile birlikte sunmaktayız...

İLAVE EDECEĞİMİZ ŞEYLER ÇOK DA..ŞU MÜHİM BİR KAÇ TARİ HÎ HAKIKATLARI DA MÜSADENİZLE ,İLAVE,AKTARMIŞ OLA LIM...

"BUZ GİBİ AKAN SEBİL SU ETRAFINI KİRLETEN ŞARHOŞ,EDEP FUKARALARI..."

EFSANESI OLAN SU DEĞIRMENİ ve YOL BOYU TAŞTAN MERDİ VEN DÖŞENMIŞTI..

Pazar-Hemşin yol-güzergahı,Taşköprü'den-Hacı balta bölümünde,Hemsin'e giden kara yol üstün de,eski isim-adı ve mhallı,halk dilin de söylenen Gom no-Yaltkaya- Köyü-Maha llesi- deresinin Hemşin dere sinin bul uş tuğu yerin üstünde ki Köp rü'nün sağ yanın da,esk den Sakalara ait bir Su Değir meni ve yukarı-aşağı ya gide cek, taşınacak yüklerin geçiçi olarak,burada muafa za edilmek için kurulan bir ambar vardı.. orada şimdi harabe bir duvar ve elektrik direkleri yer almakta, arasıra da, ayaşlar ateş yakıp kafa çekmek tedir ler; yanda buz gibi akan Su-Pınar-yan tarafında, yor gun- argın gelip-giden ler için betondan bir masa yapılmıştı,sarhoşlar buraya dada nmış, masalar kurulur,kafalar çekilirdi,gelip geçen aileleri de rahatsız olurlardı.. Bunlar yetmez gibi,raki, bira, kırık dökük şişeleri ile ,çevrenin pislenmesi üzerine,bu hayratı yaptır an larca veyada tepkili vatandaşlar tarafından yıkılmış olduğunu, en son gittiğimizde görmüş tük..Yeme-içme kültürü..

BU TAŞ DÖŞENMİŞ BASAMAKLI YOLLARI,SAKAO Ğ LU M.ALİ YAPTIR MIŞTI...

Şimdi,yukarıya doğru,eski adi,"Gel eğli"mahallesi-Yeniköy'e uzanan,ikinci stabil araba yolu,yollar- önce den, At ve- Hay vanlar için patıka yol boyunca, yaya lar için de taştan merdiven lerdöşen mış,yağmur vs.suları için de taştan içleri oluk gibi oyulmuş taşlar döşenmış,aslına nadır rast layan bir yoldu..Hemşin deresin den,Sakaların Mahal lesine kadar böyle idi..Yol üzerinde yer alan Taştan ko nak ta,Askerî ve sivil Atlara seyistlik yapan Yağcıla ra bağışlamışti,Sakaoğlu Mehmet Ali ,bu sözlerin canlı şahidi,geçen hafta İzmir Karşıyaka'da hakkın rahmetine-18-9-2013- kavuşan,Züreler'den, Ali ŞENTÜRK' tü.. bir vesile kendisini de rahmetle yed ederiz..Bu aktardıklarımıza itirazı olanlar olabilir, buyursunlar,belgelesinler...

HACI BALTA'DA SAKALER'IN KABIRSTANI ÜSTÜNE KURULAN SÖZDE,KIRAATHÂNE"MASKE Lİ" KUMARHANE!..(Adını taşıyan,hacı olmuş olan," Balta"'Balatacılar,lâkablı,dedenin,ismi-adı, nedır?,mezarı, nerededır, buldunuz mu?..)

Eski adı ve hal arasında,hâlâ söylenen,Gomno-Yaltkaya'a köyü'ne-şimdiler de-Mahhale olmuş olmalı- taş köprü altında kı Su Değirmenide,bütün mahalleye hayrattı..her isteyen gelir,mısırını öğütür,un haline getirirdi..Bu ırmak güzergahında ,Yaltkaya'nın üstü,eski adı,Papager-in altı-Karot-karı eksik olmayan yer-ikinci bir Su-De ğir meni vardı..Bu değirmenin efsanesi de vardı..Bu bakımdan iki irmağın kesizdiği yerde Değirmen kurmanın bir sırrı varmış.. Tarihî bir döküsü,yontma taşları ile birer zenat eseri olan bu değirmenler koruma altına almak yerine, yamyam-hırsızlar tarafın dan talan edilmiş,taşları sek tek sökülüp taşınmışt,haberinı aliyoruz...Çevre evleri,tek tek dolaşmalı,çalınan taşları tesbit edip,hukukî kurallara baş vurmalıydı?.. Kim yapacaktı bunları?..Maalesef,acı bir tevessüm dü,şimdilik..arda kalan...BİNBİR BAHANE İLE MENDRES HÜKÜMETİ YIKILMIŞ,HİZMETLERDE DURMUŞTU...

Hacı Balta da da,eski yolun,altında-yeni yolun üstünde yer alan arazı'da da Saka lar'ın kabristanı vardi..Yanında da,dinlen me,hayratlık oturaklar...Bu yere,Alinun kilere-eski lakabları ile-Godul-oğullarına, Hoca Yüsüf dedeye verilmış, oda- onlar da,iki katlı-resimde gözüken -altı kah ve, bakkal olan,bina yaptırmışlar dı.. (sol,resim) Sahıpsız buldukları,mezarın üstüne de,ahlâka,edebe,töreye uyma yan-eski,CHP kafasıyla olmalı-Vezirler tarafından Kıraathâne-Kahve yapılmış, adeta kumar hâneye dönüşmüştü..Bizim de okuduğumuz,Bodollu İlk Mektep-Okulunu,-1961'lerde olmalı- büyük fırtına,seller alıp götürmüş,yıkmıştı...Eğer Mender es Hükümeti hayatta olsaydı,yıkımlar akabında yeniden yapılırdı..Binbir bahane lerle -yüz kara sı- idamlar edilmış,har tarafta hizmetler de durmuştu..Kötü bir zamanda doğmuş,taşra da yaşayan bizler de,vasat olan hizmetleri vede tahsılı yeterince alalamamış,mahsur kalan lar arasında yerimizi almıştık..-..Birer sanat ese ri olan,yıllarca üstünde koşma- yarışması yaptığımız -Parmaksız mahalle sine uzanan -Asma köprüyü de alıp götürünce, bu kahve "okul"a çevirilmiş,talebelerin bir kıs mı burada,bir kıs mı da-o zamanlar-Nahi ye olan- "Merkez İlk okulu'"nda taksım edilmıştık..Şimdiler de, yerdeki mezar taşları da sökülmüş,Kıraathâne-Kahve filan da kalma mışti.. Yeni,asfalt yol güzergahı aşağı taşın masıyla buralarda,ıssız,kör,vıran kalmıştı.. .Bu ara zılar da..tâ yukarıya, "Gülalinunkiler'un" yerine kadar da,,Sakaoğluları'na aitti..Bir çoğunu anlamak için, eski Osman lı-Türk tapu la rına veya Vergi defterlerinde ki, kayıt lar dan öğre ne bilinir di de.., bunlar, rutubetli katlarda, dolaplar, ambarlar, sandu ka, zimbiller de çürü me di ise?!..Olsa bile, okuya cak, çözecek tercüman bulunabilinir se se?.. Hani,Atalarımızdan kalan bir söz vardı ya.. "Bakarsan bağ olur, bakmazsak dağ" hesa bi..istediğiniz,hisseyi çekip alabilir siniz... Yazılacak çok şey vardı da...Şu,TV deki, "Çarlı'nın melekleri"dizileri olma saydı!...(..Eskiden,herkes kezlarini Sakanun kilere ver mak istaadi..halleri-vakitleri eyiidi dee.." şeklinde cevaplar, veriyordu,Köyümüzün en yaşlı anası..)

"Hikaye içinde hikaye" buna derler..Hele bir emekli olalaım. .Nasıp olurda,Gagalı'nın tepesınde ve ya derenun üstü,"Ardok"ta- (aşağı yer-İstik-Saka/farsî) bir ev kondurur,gerisini buıralarda, yazardık..ya nasıp deyıp,şimdilik vedalaşalım.."

Osman,Halil,Fazil,Emine,Zeynep..diye başladık..nerelere uzadık gittik.. Diger Ana-Baba,Bacı,kardeşleri unuttuk.. "Dur hele!.. unut tuğumuz filan yoktu..Birazdan onları da konuşturacağız.. Onlar dan da,bir şeyler dinleyeceğiz,öğreneceğiz.."..

ARTİST,ŞARKICI,MİMAR,DOKTOR,EĞİTİMCİ ÇIKAR DA, FUTBOL CU NİYE ÇIKMASINDI...

İşte,Onur Yeniyurt.. önce İzmir'de,doğduğu yer,Buca,Bucaspor da, Eskişehirspor, Eskişehir, Kayserispor, Alanyaspor,şimdi de- 2013- 14'da İzmirspor da forvet olarak top koşturan,bir ara, kol cu,kaptan olarak da,sık sık haberlerini okuduğumuz..;bize göre hak ettiği yerde,-arkası,dayısı olmadığından- olmayan,Onur Yeniyurt...

"SÖZ,SAKA-LARDAN AÇILMIŞKEN"..DEMİŞTİK YA..,SAKA-LAR BİR DEVLET GELENE Ğİ, DERİN BİR MAZISI OLAN TÜK BOYU İDİ... DOĞU' DA İSTİK-SAKA, BATI' DA, SAK EN - SYKİTEN-MÖ.500 yy.da-OLARAK,ADLANDIRILAN, SAHNEDE YERİNİ ALMIŞ, HAZ AR DENİZİ-PERSLER-BATİ KARADENİZ'DEN AKDENİZ'E YAYILMIŞ,Etiler-Hititen-TOR İ A -TROYA-ETRÜSKLER'IN DE BİR KOLUYDU..TERİHİ BİR KONUYU,BİR SAYFAYA, SIĞDIRMAK MÜMKÜN OLMADIĞINI SİZLERDE TAKTIR EDERSINIZ..VASAT BİR ANLATI MLA İZÂH EDE BİLSEK TE,EN AZINDAN BİR KABARIK KİTAP EDABINDA OLABILIR ..BİZ BURADA,SOY-IRKIN, VÜCUTTAKİ DAMARLARIN DAN, BİR PARÇASIN IN PARÇASINDAN BAH SET MEYE ÇALIŞTIK.. *TARİH BÖLÜMÜNE, "TÜRKLERİN ANATO Mİ Sİ" SAYFASINA BAKINIZ, NE DEMEK İSTEDIĞI MIZ,DAHA BERRAK OLARAK ANLAŞILIRDI.. *Sağ,harıtada,Sakaların akınları ve yayılışı gös ter en Alman kaynaklardan birisi.)

BÖLGEMİZİN KADERİ,HİKÂYESİ DE AYNI İDİ,HİÇ KİMSENİN ÜSTÜN LÜĞÜ YOKTU..

"BENİM HİKÂYEM SENİN HİKÂYEN'DI" BU BÖYLE BİLİNE DE.. "KAĞIDI,KALEMİ ELİNE AL,HİKÂYENİ YAZ,BİZE GÖNDER.. YAYINLAYALIM..*.."..Ekmekçı..Taze ekmekleer!..Yomu ekmek iste yen?.."

Tekrar ediyoruz,bu bölgelerin,bütün hanelerin şekli,hikâyesi de,aşağı yukarı ayni,birbirine benzer dı..Biz,imkânımız dahilinden kendi yakınlarımız dan,bildiklerimizin bir kısmını hazır lıksı,aktarmaya, siz lerle paylaşmaya sakladık..Her neka dar, bizlerden aktarmalar yaptıksa da,"Sizlerden" oldu ğunu, Sizlerin bir parçası olarak gördü ğü müzü belirtmek isteriz..Bura da,"senler"benler" meselesi değil,yeri gelmışken,"bizler den" vede "Sizler den" bir şeyler aktar maya,bazı şeyleri hatırlat maya, gün ışığına çikar maya çalıştık.Bunu Sizlerin tarafı, hanesinden,ailesinden,sülâlesinden bahsettiğimizi kabul edebilirsiniz...Bu bölgenin insan ları,nerde ise, mahallı ağzı,lehçesıyla,ifade eder sek;"bir tavanun baluğu" idi...Anıl yazımız, kaderi miz, soyumuz-sopu muz da ,uzak-yakın akra abayız.. Hiç kimsenin ötekin den üstüğünlüğü de yoktu.. Üstünlük meslekî kabiletet te,Sanatta, Zenaat ta olabi lirdi..Kimisi "usta",kimisi "kalfa",bazıları da "çırak" tı..hepsı bu.. Üstünlük,yaşlı,ulularımızın dediği gibi "takva"da..Bilmek, öğren mek, tahsil etmek,ettir mek de,çok zaman maddı imkânlara,fırsatlara,azım istiyen şeydi.. Yukar da ne diyordu,Yüksek Mimam- Mühendis olan Yusuf Ziya?.." ...geceleyin fırında,gündüz lerinde okulda şalışarak, tahsılımı tamamladım"diyordu.. Biz de,bir kaç kışı tanır,onlara iştıarak edişimiz vardı..

İSMAİL DAYI'NIN OKKALI TOKATINI HİÇ UNUTMAMIŞIM..BU BAŞIMA GELENLER, "HAYIR" DEMESINI BECEREMEDIĞIMİZ'DEN-Dİ...

Lâkabı,Kanliler'den,Namik-Sönmez?"olmalı-bir ara,kendisi hâlâ Almaya,Nurnberg-Schwabach'ta,emekli,6 ay Türkiye'de 6n ayda burada geçiren,yaşayan,Ziver Sönmez ile bir kaç kışı,Dedebaşı Ekmek Fabrıkası'nın üstün de,bir odada kalmıştık..uzuncabir hikaye..-tahsılı bitimış,bir ara,İstanbul,Şişli Belediye başkanlığına ad ay olduğunu duymuştuk-el arabası ile bayılara ekmek dağıtıyor,geri kalanı da,iniş-yok uşlu-mahalleden ge çerken ,"Ekmekçı!.. ekmekçı..Yokmu ek mek isteyen?.."..diye de kaçamak olarak bağırıyordu..açık açık ekmek satmak olmazdı.. adamı götü rürlerdi,..Ama biz,çocuktuk..böyle,külanbey basık topuklu-palikarya bozuntu-pozunda,sotarılara- filan aldırdı ğı mız yoktu...Zaten,gelirken,Ankara'da,baktım yanımız da ki genç kız'a" adam tuaf bakıyordu..,kafam atmış,cebimde, büyük bir çıvıden yapmış olduğum, pıcağı elime alıp,hemen çikarmış, adama bozuk atmıştım..genç herif te.. baktı, bu çocuk,neyin nesı hesabına oradan uzaklaşmıştı.. Uzun hiakaye.. Bizi,Memenun Mahmet -Saatçı-dayı ve İsmail dayı gibi tanıdıklara teslim etmış lerdı,İzmir'e-1962-3- olmalı-gidiyorduk,ilk mola Samsun'da idi...Apo ile Velespit-Pisklet kıralamış,anamın verdiği paralardan,50 kuruş vermıştım..Apo'da para ne gezer..oynayıp duruyoruz,Otobüs çekip gitmişti..Bizi otobüs için de görmeyince,telaş başlamış, otobüsü geri döndürmüşler..kısa anla tıyoruz..aralarında en yaşlısı olan,İsmail dayı'nın okkalı tokatınıhış unutmam..En yaşlının yanında,bir gencini"tokat atması, azarlaması,ayıp,edebsız lıktı.. Büyüğe saygı vardı..Bu bakımdan,azarlama,dayak at ma, af etmede,bu grup ta o lan,"İsmail"dayı idi..nur içinde yatsınlar..Bunlar,hatıralar ara sında,çoğunu unuttuk bile de,ha bu Apo'nun yüzünden yediğim o,okkalı tokatı unutmam..Biz de bu,"hayır"deme alışkanlığı olduğu sürece,çok kışının,maddı ve manevi tokatlarını yedik de,hâlâ akıllanmamış tık..Hani, bizum,Şahmeli Camiisi'nden-eskiler de kadrolu Hoca yoktu-,kıvrak kıvrak,kendina has kıraatla ezanlar okuyan,genç yaşta hacı olmuş Hizir'ın kardeşi,İzmir Karşıyaka'da Kaptanlık yapan,-aman ha,ben den duymuş olmayın-bonoları zarar ettikçe,işletmeye verdığı paralar geri gelmeyence;karşıdan karşıya yolcu taşıyan Gemi'yi rıhtıma yaklaştıramayan,bazan da,duvarlara çarptıran,Kaptan,boksör,Ayşe ğalomun uşağı Abdurrahman'dan başkası değildi..değil de,gel bir de ona sorun bakalım,ha bu işlere ne derdı?..Dedik ya,bitmez tükenmez.. Yaşanmış hikâyeler..

Rize,Hemşin Yeniköy mahallesi,Karamolla'nin Cemal dayıyı öldürmüşlerdı.."Fırın,ekmek"rekabeti yüzünden..arka da yetim çocuklar bırakmışladı..Bu çocuklara,İzmir Fırın cılar Birliği, Sendıkası,sahıp çıkmamış,Ekmek fırını da,işletmecı olmayınca,cüzî fıyata eldeğiştir mıştı..Bu ekmek reka bet işi,İzmir'de bayağı nâm salmıştı.. Bavyera, Müni'te de böyle hadise ler olunca,Ekmek Fırınları birleşmış,bir çatı altın da,bir merkezde-Neu Fahren,denil en,mer kezden uzak bir semt,kasaba,köyde kurulmuştu, 1985'ler de.. bir çok da Türk işçisi çalışmakta,Tük pidesi,-Türkischepfaladenbrot-Simit'inin yapılışınıda,bizim fırıncı ustaları oğretmış üretme ye başlamıştı..Her Fırın,firma'nın malına isim,etiketi yapıştırılıyor hamur halinde iken yapıştırılıyor,pıştıkten sonra, siparış lara göre taksımat yapılarak,sabah erkenden firlmalar dağıtılıyordu...Fırınlar da kendi müş terilsrine dağıtıyor,bir kısmını da pre ken de satı yor lardı..daha sonra, çeşitli "Pasatacılık,mamülleri de üretmeye başlayan kısımlar açılmış tı..*Bu sahada,başlı başına, bir başka alandı...En iyisi mi?..kısa keselim..(Komşumuz Gürcistan eski Başkanı Sakasvili de,Saka-oğluların dan olup,bir çokları gibi,din-lisani-dil aracılığı ile "başkalaştırılmış"asimile olanlar dan oldu ğunu, rahatlıkla hatırlatabiliriz..TC.Başbakanı Tayyıp Erdoğan,İstanbul'da ağırlarken..)

(Uşaklardan dert yanmayan pek azdı,işte bunlardan biri de dayı Dursun Ali'ydı..sol resim, Pazar'da Hemşin durağı Kafe de..

"Güzelsin hicr ile lerzende bir hüsnün hayalinden /Güzelsin aşk ile perverde bir kalbin melâlinden,Güzelsin dildeki sen hissi mahmurri mehabetten /Güzelsin göz yaşında aşkının tabı celâlinden.."(..)

Ahmet Kemal AKÜNAL-1874-1938

* desekmi,yazsakmı acaba..Karadeniz Seyhahat-gezi notları..9.Bl.* M.Ali

DEVAM EDECEK.. ARAZI, TOPRAK KIT..TAŞLARI SÖKÜYORLAR...AĞAÇ,TOPRAK ARA ZI OLDU ĞU GİBİ HEMŞİN DERE SİNE.. DENİZE GİDİYORDU..,YA ÇÖPLER?. KOMŞU-KOMŞUYA- ARA BA YOLU VERMİYORDU..HER EVE'E ARABA YOLU OLMASI DA YANLIŞTI.. *Bu satırları,baskı yapıp okusanız da,lütfen,yerlere atmayınız,burdaki şahıslara hürmete binaen,dilim dilim yaptıktan sonra atınız,ya da saklayınız!.. YeniyurtHabeYorum...

Sol resim;Saka Devleti'ne ait altın fügürlerden bir tanesı,Münih,Frakfut Müzesinde sergilenmektedır.. Adamlar,böş yere,gelip-arkolok-kazıları yap mıyorlardı..*Dünya'ya Açılan Kapı*Fikir, Kültür, Sanat* may@yeniyurt-haber.net Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. *Faks;03222-1632 516



Paylas |

 
1 2 3 4 5   Bu Yazyya Toplam 9 Puan Verildi
 Kaynak :  Sakaoğlu M.Ali

 Kategori  Sosyal Hayat

1359 Kisi Tarafindan Okundu.

Yorum ( 0 )   

KAYITLI YORUM BULUNMUYOR.

 

 Bu Yazara Ait Di?er Yazylar

Avrupa'ya Göçün 58 Yılı

 26.7.2018

DÜNDEN BUGÜNE KIRIM

 23.4.2018

DÜNYA'DA İLKLERİ YAŞATANLAR

 16.4.2018

LOZAN'DA KAYBETTiKLERiMiZ... ( 1)

 3.11.2017

SUYA-BULUTA SERDENİŞ

 21.2.2017

SOSYAL MEDYA AİLE YAPISINI TEHDİT EDİYOR

 17.2.2017

TERÖR BELÂSINI BERTARAF ETMEK

 19.12.2016

Bukadarına da, Pes Doğrusu!

 20.3.2016

ASYA'DASN-AVURUPA KI'TASI'NA,DİNÎ ÇATI ALTINDAKİ FAALİYET VE YAYILIMLAR..*Tarsus,Efes,İstanbul..

 26.3.2014

DESEK YAZSAK MI ACABA 10 KARADENİZ İZLENİMLERİ

 12.12.2013

OSMANLI ZULME TAVİZSIZ,HOŞGÖRÜSÜZ DU.. DAİMA MAZLUMUN YANINDAYDI..

 13.10.2013

desek,yazsak mı acaba, doğu Karadeniz izlenimleri 9.bl.

 6.10.2013

Desek yazsakmı acaba,Doğu Karadeniz Gezi İzlenimleri, 8.bölüm...

 6.10.2013

Desek,yazsak mı acaba?.D.Karadeniz'e Seyahat-göze takı lanlardan.. (7.Bölüm)

 6.10.2013

DESEK,YAZSAK MI ACABA?..D.KARADENİZ'DEN...* 5.Bölümün devamı 6.Bölüm..Fındık Hoca'nın kısa seceresi

 6.10.2013

 
 
 

 

 Reklam

Rize'yi Canlı İzle
 Duyuru
 Köse Yazilari

Sevgili Müsellim

Sevgili Müsellim ¬
HRİSTİYAN HAÇLI TERÖRÜ

Dr. Senay Baltacı

Dr. Senay Baltacı ¬
Uzay terapisi de denilen DRX-9000 tedavisi

Davut ŞENTÜRK

Davut ŞENTÜRK ¬
Ramazan

Dr Murat BALTACI

Dr Murat BALTACI ¬
Fiziksel Aktivitenin Yararları

Osman Coşkun

Osman Coşkun ¬
DAVETİYEDİR

Alpay BALTACI

Alpay BALTACI ¬
İYİLİK EKSENİNDE...

Sakaoğlu M.Ali

Sakaoğlu M.Ali ¬
Avrupa'ya Göçün 58 Yılı

Av Yusuf

Av Yusuf ¬
SGK'dan Erken Emeklilik Fırsatı

Mehmet Okumuş

Mehmet Okumuş ¬
AVRUPA'DAKI GURURURUMUZ MAHINUR OZDEMIR LONDRA'DA MISAFIRIMIZDI.

DOĞU&BATI

DOĞU&BATI ¬
Yazi Eklenmemis

Nihat PAMUKÇU

Nihat PAMUKÇU ¬
KÖR SATRANÇÇI
 

 Reklam Vadisi



 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
Kaçkar Yolu Şenliği Hemşin'de Kaçkar Yolu Şenliği Hemşin'de
Rize İl Genel Meclisi Başkanlığı ve Turizm Bakanlığı destekleriyle Hemşin Belediyesi himayesinde bu yıl ikincisi düzenlenecek Kaçkar Yolu Şenliği, 3 Temmuz 2019 Çarşamba günü başladı....

Mayıs Ayı Yaş Çay Bedelleri Ödeniyor.
Budama Bedelleri Ödeniyor
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

VİDEOLAR







Güncel | Sosyal Hayat | Ekonomi | Siyaset | Sağlık | Eğitim, Kültür | Tabiat | Spor | VİDEOLAR | AYIN KONUĞU | HEMŞİN TARİHİ | RİZE'Yİ CANLI İZLE | HEMŞİN'İ TANIYALIM | Gizlilik Politikasi


 

© Copyright - 2007- www.hemsinvadisi.com - Tum Haklari Saklidir. 
     iletisim : hemsinvadisi@hotmail.com