Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi          Fotoğraf Galerisi
 

DESEK,YAZSAK MI ACABA?..D.KARADENİZ'DEN...* 5.Bölümün devamı 6.Bölüm..Fındık Hoca'nın kısa seceresi - www.hemsinvadisi.com
   
 

Sakaoğlu M.Ali ¬

Sakaoğlu M.Ali

 DESEK,YAZSAK MI ACABA?..D.KARADENİZ'DEN...* 5.Bölümün devamı 6.Bölüm..Fındık Hoca'nın kısa seceresi
 YAZI BOYUTU

 Tarih : 6.10.2013 - 00:57:58 


OF'da bir Bankada Müdürlük yapan Hemşerimizi..,yolumuz düşmüşken,bir ziyaret edelim, demiştik de..öylesine herşey apar-topar olmuş tu ki..o da şaşırmıştı...


TRABZON'DAN RİZE-PAZAR,HEMŞİN'E/Anama doğru gidiyorduk..

Desek,yazsak mı acaba?.D.Karadeniz'e Seyahat-göze takı lanlardan.. (7.Bölüm)

Kehren,ha oylesine çıktığımız,Türkiye,Doğu Karadeniz seya hat,gezi hatıralarımız,aklımız da kalanların bazılarını,Sizlerle pay laşmaya çalışıyoruz.. Burada anlatmaya çalıştıklarımızın ad-isim leri ve sıfatları önemli değildi.Hepimizin derdi,sevinci de birbirine benzerdı. Burada..,"ben-ler"değil, "biz-ler" geçerliydi..*Şu Demokrasıyı da yargılamak,Yeni bir Nizam bulmak lâzımdı...

..Bu Yazdaklarımız da.farklı düşünceler,değişik tesbitlere olanlar illaki olabilirdi.Yazsınlar,bize göndersinlerdi..biz bunların"zenginlik,hazınelerimiz" olarak görür,yayınlamaya da zevkle, çalı şır dık.. Burda,anlatmaya çalıştıklarımızın bir kısmı,hepimizin geçmişini vede geleceğını yan sıtmakyaydı..

TRABZON'DAN RİZE-PAZAR KAZASINA..ORADAN ALACAKLAR BİZİ HEMŞİN'E..

( Desek,Yazsak mı acaba?..Karadeniz seyhahat-Gezi İzlenimleri; 7.Bölümü) M.Ali

Herkas,"Huzur kokan bir Yuva " hayâl eder,kurmak isterdi.Trabzondan,tâ Hopa'ya kadar gide n, temiz giyimli elamanlı,sahil Minibüslerinde birine binmiş,gidiyoruz. Baktım,içeri de, Gürcü, Azeri, Ukraranyalı yolcularda vardı.Kendi aralarında konuşanlar,telefonla işlerini takıp edenler.. filan...İllaki bunların arasında,buralara gelip,”Huzur kokan bir yuva”kurma peşinde koşturanlarda mev cüttü. Demir perdelerin devrilmesi ile,bölge halkı da derin bir nefes almış gibi,komşu Ülkelerine gidip, hem çalışıyorlardı;hemde,hâlâ,alışkanlık bir halde söyle diğimiz, "Rus Pazarı"-Pazarların da eşya satışları yapanlar,memleketin de olmayan eşyelerı buralardan alıp,götürdükleri oluyordu..Çaymolas ı ve rilen duraklar da,kimi simit, boğaça,meşru bat,vede değişik gazeteler alıyoruz..Bazan,başı mı za işler açan,meraklıyızdır ya,her zaman buralarda olmadığımıza göre,geçtiğim güzergâhl arda,uzak lara,dağla ra,tepeler,bağ-bahçe, Evlere...

KIRIM..AKMESCİT,YENİ MEZARLIK'TA YATAN...

Bazen de..Karadeniz'ın tâ öteki yakasını görecek miş gibi..deniz üstü uzaklara.. Karadeniz'e her baktığımda,kalp gözümle,tâ Kırım,Akmescit,Yeni Mezarlıklarda ya tan, adını taşıdığım,onun aldığı tahsilin yarısını alamadığım,M.Ali dedeme ve karde şi,amcam Mecid'i görmeye çalışırdım..Uzaktan uzağa..olsa da,her gece okuduğu muz,bir kaç El Fatiha...

OTO YOL ÜSTGEÇİTLERİNDE,SIK SIK GÖZÜMÜZE TAKILIP,OKUDUĞUMUZ ..

"ŞEHİD,JANDARMA ÇAVUŞ ALİ",ŞEHİT,BAŞ ÇAVUŞ.."..ŞEHİT,TEĞMEN VELİ"

*ŞU,YA BU,OLMAK,KİMSENİN ELİNDE DEĞİLDİ,HEPIMIZ O'NUN KULU OLDUĞUNA GÖRE.."BİR ZAMANLAR"ALLAH"DEMEK,EZAN OKUMAK,BAŞÖRTÜSÜ TAKMAK YASAKTI!..

Karadeniz Sahil otoyol güzerhâhında,üst geçit köprülere yazıl mış olan,ortadoğua terörle mücadelede,şedit düşenlerin adları nın yazıldığı,yazıları okudukça.,mutlaka iyi niyetle hazırlanmış olan ,şu," barış süreci"ni ve de bilmem ne adamlarının,Şehit yakınlarını "ikna"g ezilerini,geliyor insa nın aklına.Bu konular da da,gazetelerde yer alan haberler.."Terörisler,Silahını bırakıp mı gidecekti, birakm adan,silahi ile barabermi çekilecekti”..şeklindeki manşetlerin altında ki yorum, yazılar.. Bunları okudukça,Almanya daki,bilmem ne terör örgütünü,anlaşmalara göre,helikopter ile.. Afrika'nın bilmem ne ülkesine görürülüp bırakıla caktı.. Eee sonra?..Arkadan giden Fantomlar.. orasını yakıp yıkmıştı...-Bizimkiler de,aynısını yapsın demek istemiyoruz da,Terörer hiç taviz vermediğini,verdikçe de terörün bitmeye ceğini,anlatmak istiyoruz..-Bunları ister istemez hatırlıyoruz da,Türkiye de böyle yapsın, demek istemiyoruz.Önce, şu Batılı dostlarımız, ayağa kalkardı!..Türkiye'nin şartlarıve konumu başkaydı.;İlla ki,bu Anaların-Babaların, Bacıların, Gelin ler in,Çocukların göz yaşlarının dindirilmesi isteniyorsa,önce şu eşkiya,terör işi bitmeliydi..bu acıların,göz yaşların din mesini herkes de istemek tedir.Doğru olan budur.

Uzun zamandan beri devam eden bu kankıran yara, çokatan tedavi edilmesi gerek ir di.Bu hususta,Dev letin de hata ları,yanlış uygulamaları olmuştu,daha dün,"Allah"d emek bile yasaktı. Başörtüsü takmak yasaktı..Bu terör belâsıyüzün den,onca vası flı-vasıfsız insanlar katedilmişti.Yaylalar,Köyler boşalmış,viran kallmıştı. Üretici olan Köylü,bu terör be lâsı yüzünden,Bağ-bahçesini terk etmiş,büy ük şehirler de,ona- buna muhtaç hale,şer güçlerin elinde de, Devlete karşı olaylarda kullanıl mış,hâlâ da kullanılmak taydı...Bu sıralar devlet baba da, nice Türkmenleri de,yeni icad- edilmiş bir yazı dili-bir kıskı Moskof'ta hazırlan mış olan- yarusya ile,harıl harıl Kürtçe öğrettiğini,TV.Ekranlarında da görüyoruz..Eh,"bir dil-lisan bir insandır",düş ün cesinde olsakta..birilerinin gönlünü hoş tutmak içinde,bu kadar asimi le olmaya yardımcı olmayı,hay ra yorami yor..dilimizde varmıyordu,demeye..Bizim düşüncemiz böyleidi..tam tersi düşünler de illaki vardı..düşün ce..,fikir zenginliği!..Herkesin evlâdı evlâttı..İlkaki bu hüsümet,kin,kan,göz yaşlarının dinmesinde fayda vardı...

* Hep deriz ya,Almanya'ya da,ikinci,üçüncü kuşağın çoğu ana dilini konuşmuyor.. Her şeyini,doğup-büyüdüğü Ülke'nin lisanı-dili Almancayı konuşuyordu..doğru olan da buydu..özel hayatında..tabiiki,en azından Müsevi-Yahudiler gibi,kendi ana dilini muafaza ederek,konuşabilirdiniz...

*

* Birinci cihan harbi ile başlayan,fitnelikler,bitmemiş, yeni,Türkiye Cumhuriyeti ne de,rahat bir nefes aldır mamışlardı... Hâlâ da devametmektedir..

*ŞU DEMOKRASIYI DE"" YARDILAMAK" LÂZIMDI..

Osmanlı Türkten koparılan parçalara bölünen,sunî hudutlar,Sunî devletçıkler Bölünen aile,Akrabalar. ."Demokrası,Hürri yet getiriyor uz!" nakaratları ile, kand ırı lan kalabalıklar..Hâlâ,Ali-Veli'ye, Veli -Ali'ye kur şun sıkıyo rdu..Üstelik,şu,kutsî Mübarek Rama zan Günlerin de!..Hani demokrası denilen,"sıhırlı değenek" geliyordu,ne old u?.. Demokrasıyı de yargılamak,mercek altına almak,yeni bir altenatif idare şekli bulunması lâzımdı.(en son,Suriye'den sonra, Mısır 14-15-8-2013 olayları..)

AÇIP OKUYUNUZ,"DOĞU ANADOLU GERÇEĞİ"NI...

Almanya,Fransa,vb.Ülkelerde ki,ikinci kuşak çocuklar,kendi ana dilini konuşmuyordular.T.C. Olarak,gidipte,hâlâ,Türkçe'yi öğrete mediğı söktüremediği köyler,mahalleler vardı..Bu temiz insan ların hislerine,duygularına karanlık şer odakları musallat olmuşlardı..Alıpaçıp okuyun uz, mer hum,Seyid Amed Arvası'nın "Doğu Anadolu Gerçeği" kitabını.Binbir acılar çektirilen, buna rağmen,"Bu Millet İslâmiyetin yayılmasına, korunmasında hamilik,Bayrak talık yapmıştır, bu Millete kılıç kalmaz!."şeklinde, fetfalarını okuduğumuz, "Bediüzzaman" şöhretli,Said Nursî'nın,bu hususta ki görüşlerine de,muracaat etmekte,fayda olduğunu, düşüne biliriz.

Satıra başında,"Huzur Kokan Bir Yuva"hasreti çeken nicelerine,bu yuvalarını kurmaya,ne diye önayak olmayalım.Avrupa-Birliği adı altında,geçmişteki acı hatırâlardan ders alarak,"bir çatı altı” nda toplanmayı,ha başardı,ha başarmak üzere iken,bu çoğrafyanın insanlarından bu ferahlı günlerin esintilerini,ne diye tattırmayıp,koklatmayalım?..

*

BUNLARI DÜŞÜNÜRKEN,"PAZAR'DA İNECEK VARMI?" SESLERİ İLE...

Dedik ya,Memleket hasreti,sevgisini tam olarak soluklayamıyoruz..Aşağı yukarı,her gün acı haber ler buna manı olmaktaydı.Bulundauğumuz,yaşadığımız ülke gibi,kismende olsa huzura rahata kav uşsun, istiyorduk...Biz bunları düşünürken..sağa sola göz atarken,.. Meğersem, Otobüsümüz Pazar'a girmiş,durağa uğramadan,yolun kenarında bulu nan seyahat-tur-atma - turizm- yazıhanesinin önüne yaklaşmış,"Pazar da inecek varmı?.. İnecek ler!.." deme si ile,"Var..Var!.."diyerek,ağır düşüncelerimizlin altınadan sıyrıl mış,bir sevinçle,koltuktan ayağa aklmış,gazetelerimi el çanatama yerleştirerek,orada bulunanlara,hafiften el sallayara k,"Hayırlı yolculuklar!.."demiştik..Ne dediğimizi anlayanlar, anlamaynlara bak madan,ara ba dan aşağı inmiş,arkadaki bazul-çantamı alarak,Şöför ve muavin ile vadalaşmıştım.. kalabalıklar..Pazar,bayağı düzene sokulmuş gibi..etrafa bakarak,çarşı başına doğru,inlemeyi ile gidi yorum.Çantanın tekerlekleri Uçakta,kırılmıştı,taşıma işi başa düşmüştü..

KÖYÜMÜZÜN MÜHTARI BENİ ALACAKMIŞ...

* Laz Kızıyla Konuşuyorum,Öteki Fıtırıyordu...

Genelde,bu gibi gelişlerim deki,çoğunu surpiz yapmayı sever,kimseye deme den,âniden giderdim...

Bu sefer öyle olmadı.Bilâderin arabası yokmuş.."..Pazar'da olan birilerine alır,getirtiririm seni ". demişti.Aslında,Minibüsleri ile giderdim..Gerçi,üstlerinde,"Hemşin Taksi" yazan sarım sı arabalar da vardı da..mütevazılıktan yanaydık.."Yahu,Köyün Muhtarının işi gücü yokmu da,seninle uğraşacak?.."diye serdenişte bulunmayın. Eh..,gelmişken beni de alıp götürse,üç beşkuruş da benzin-dizel parası kazansa,fenamı olurdu?..”desek,yeridir de,hadi demeyelim.. Nerde ise..ha geldi ha gelmek üzere..b,lâder telefonda öyle söylüyor..Bu arada, Pazar dakile re göz atıyoruz.. bu göz atışımda hep bir,eski hatıram..aklıma gelirdi..15-16 sene sonra ilk olarak,yine buralara gelmiştik..Hâni,gelip de çatmıştı askere gitme zamanı..Gitmeden ön ce,köyümüzü ziret edelim,el öpüp,"hayır dualarını alalım.." demiştik...

LİSELİ KIZLAR GELİYOR..HÂNİ,BİZ DE KIRAVATLI FALAN,YAKI ŞI KLI SAYILIRDIK!...

Çarşı başında,bekliyor,sağa-sola göz atıyorduk..Sene 1968.yıllar olmalı..Baktım uzaktan, ban a doğru gelen birkaç liseli kız talebeler geliyor..Önlerinde de,birkaç kışı..Ya onlar dan,yada, onlardan olama yan,birileri..O zamanlar,Pazar bakımsız,iki ana caddesi olan bir yerdi...Her ne ise..Un-şeker filan satılan bir dukkanın da yer aldığı köşede, gelecek olan Jipi bekliyoru m, bana öyle tembih etmiş ler,"Filanca adamın Jipi ile gelirsin.O bizi,biz onu tanırız"demişler di.Onu beklerken,baktım uzaktan birkaç talebe kızlar geliyordu,elbise,uniformalarına bakın ca, ya orta,ya da Liseli falan olmalıydılar. Eh..bendede,alta kalır bir tarafım yoktu.. Lacivert elbise,beyaz gömlek,kravat..Ya Liseli,yada, üniver siteli talebe görümünde biri..Bu kozu iyi kullanayım,diyorum,bu Liseli kızları görünce!..Sakin ha,"vay edepsiz!" lâfları etmeyin,o zamanki çocukça duygular,gençliğimize verin. Köşe,yukarıda adı geçen jipi bekler den,edalı edalı gelene,şöyle bir derinden süzdük..hâni,İstanbul delikanlısı,üste lik,Beyoğlu yetişkiniyiz ya..Yerine göre,sözüm ona,çapkınlığı da bilirdik!?...

FAZLA MERAKLI OLMAKTA,BAŞA İŞ AÇARDI..İŞTE BUNLARDAN BİRİ.. ÇAY BABRIKA SINI DENETRLEME...

Lâf atarcasına.."..Bakarmısınız!..Hemşin'e gidecektim de..,buralarda,dolmuş,taksi filan bulmak mümkünmü?.nerede bulabiliriz?” gibi sorular..Nerde olduğunu onlar dan daha iyi bilirdikde.. bizim gayemiz şu edalı,kızıl kırmızıya çalan,al elma yanaklı,Laz kızını yakından görmek,konuşmak tı..Kız da bayağı hoşlanmıştı şu,danışma mlığım dan.Eee anlatıyor,tarif ediyor..Sırtındasepeti,önünde giden yaşlı kadında,arada bir geriye bakarak,karşı sol tarafta ,önünde,kazma-kürek,ibrik,kazanlar asılı dükkana doğru gidiyor, hemde lazca,el-kol işaretin yanında, bize doğru,kıza, "..ela...ela.!." gel..gel! " diye sesleniyordu.Bir yandan da ,dukka nın önüne çıkan,-tanıdığı olmalı-adama bizi göstere rek,şikâyet ediyordu,gibime geldi bana.Adama bizi göstererek bir şeyler söylediğinide göz uzuyla kolluyor,kızlarla da konüşma mı sürdürüyordum.Baktım adam da,el-kol hareketleri ile bir likte, yük sek ses tonuyla,konuş uyor,uzaktan uzağa,yarı Lazca,yarı Tükçe bir şeyler deyip duruyordu.Yanım da duran iki talebeden biri,benile ilgilenen,kızıl kırmızılısına,el-kol hareketleriye sesleniyor,"hadi gel!.."Bana da,"beni oraya getirme,hadı git!"..gibi laflar sallıyordu da, beni tanımıyordu..Bir yönü ilede, Apso, eski adi Zanat-Suçatı ileri gelenlerinden,Pisti-Üst-oğluları'nın da,tornu sayılırdik,gerisi hadı neyse..Baktım, iş tasızlaşacak,.”..İlginize teşekkür ederim, çağrıyorlar, hadı gidin!..başınızı sıkın tıya koymayayım!.." demişim..Nede olsa talebe,talım-tebiye görüyor, Kızda,." Siz onların kusuruna bak ma yın,çahildirler"der-demez ,ezik bakışları ile..el sallayarak,yanımdan ayrılıp,onlara doğru git tiler. Bende Hiçbir şey olma mış gibi,hem saatime,bekle diğim jipe, kızlara fenâ bir hal yapıpyapma dıklarına göz atıyordum. Nadırende olsa,buköşeye her gelişimde,bu geçmişteki hadise hatırlardım. Beli ki de,şim dilerde rahmetlik olan,hele o kaba dukkancı adama,kafama göre,hak ettiği dersi vere medi ğimin ezikliği,uhtesı yatardı içimde.Artık,geçmişte,mazı olan bu çocukça duyguların yerini, höş gö rü,dostluklar almıştı.Bir vesile de hepsiniburada rahmetle yad etmiş olalımdı.. Zamanı mız kısıt lı,dar olmasaydı,illa ki,biryolunu bulur,bu kız ile,yeniden karşılaşır,o adam dan da hin cimi almış olurdum,gibi düşünceler taşımış olsam da,nasıp olmamıştı...Bu Pazar bana hep aksılıklara getirirdi, bir defasında,”gel arkadaş şu çay fabrıkasını bir denetleyelim, şikâyetler duyuyorom,"demiş,eski Mili Eğitim Bakanın Kamil Kamiloğlu'nun kardeşi ve benim,kardaşluk,İliyas Tamam ile düşmüştük yollara.Bayağı heycanlı,telâşeli işler açmıştık başımıza..Paçayı zor kurtarmış,bir dahasına,"tövbe”bile demiştik.Bunun kısa hikâyesinide,dergi,köşemizde,okuyucularımızla paylaşmıştık...Kopyasını buraya ilave yapmak isterdikte..mevzu dağılırdı...

İLK GÖZ AĞRIMIZ DİYEBİLECEĞİMİZ BİRİSİ..HİKÂYE İÇİNDE HİKÂYE..KUSURUMUZ OLA!..

Hele ki,İstanbul,Üsküdar'da ikâmet eden;şimdiler de,"ah nerde o Beyoğlu İnsanları?" dediğimiz, Beyoğlu'nda Taç teksil firamsının yeğeni-olmalı,”ilk göz ağrımız”sayılabilecek, bir kız vardı.Utangaç,sesiz,,altın sarı msı renkli saçlı birileri vardı, o zamanlar, uzaklar da.Onu he nüz hafısamdan silip atama mıştık ki,bu,yukarda bahsı geç en,talebe kıza,bir an da vurulmuş olsaydık..Ha,o,Üsküdar'limız,bir gün,dukkanda, beni çagırtmıştı,bir kenara çekilerek, ağlamaklı "..beni,istemediğim birine vermek istiyor lar.. Hadi..gel beni istet!..Ya da ...” demiş,.. "..Askere gideceğ im.. Şimdi asla olmaz..oyalamaya bak!.." şeklin de,cev ap lar hatırlar gibiz."..Oyalamaya bak!.." lafı ile de,topu asker liğe atmıştık.Nerde,hele,o zam anlarda,bir büyüğüne,"..aha,filancı kızı seviyorum,gidip isteyin!" demek.. Saygı,edep.. vardı.Bu gibi işlere Analar bakardı. Anamız,yanımızda olmayıp,olsa da, uzaklarda,işler zordu.Analık-Babalıkta büyüklere düşüyordu.Evet,ilk göz ağrımızdı,şimdil er de, ahiret bacımız olsa da,ne eder,ne haldedir,hâlâ merak eder dürürdük..Pazar'ın çarşı başı köşesine gelince,neler düştü hafızaımıza,gördünüz mü?.." Yaşanmış hayatlar' dan" parçalardı bunlar...

*

PAZAR'DA,Köylere kalkan Minibüslere doğru yürüyor,durak lara göz atıyoruz..Hemşin,Suçatı,Ortaköy Dolmuşları yazan tabelâlar vede Minibüs lar..Bana göre simalar yoktu..Onlar bana, ben de onlara yabancı...Böyle daha rahatız...

"Anladın ki anlatamadım,Seni yıllarca sevdiğimi./ Şimdi ellerinsin biliyorum,daha dönemezsin geri! (..),Üsküdarlı'ma,1969 İst.M.li)

"..BİZUM MUHTAR,BU OLMALI!.."*ESASINDA," AĞAYA" GİTME MİZ LÂZIM DI DE..

Önceleri,Hemşin,Köye çıkmadan önce ilk durağımız Fatma Teyzemizin yeri olurdu...

Aha.. Muhtar Gelmiş!.." deyup,"O oo Ali abi,sen ha!..Hoş gelmiş,sefalar getirmissen.."diyerek selâ mlaşıyor,yanak yanağa,kafa kafa tokuşuyor,sözde öpüşüyoruz.. Valizleri araba-modern jip-ya yük lüyor,Hemşin'e doğru yola çıkıyoruz..Bir havaya,birde,gözümün gördüğün ce..Hemşin'e doğru dağ lara bakıyorum..yaşmur filan gelirmi diye.havayı yokluyoruz... Pazar'ina ortasından geçen,Karadeniz'e akan Hemşin dersı bulanık akmadığına,göre,yukarlarda yağmur,falan yok.. diyorum içimden.. Gökte,parça parça ak bulutlar,uzaklarda, tepelerde hafifden duman,sıs vardı.. Konuşa konuşa gidi yorduk..Daha önceleri ilkdurağımız, Fatma Teyze'min mekani olurdu. Araba,evinin altında gel ince durdurur, burda inerdik.Bizi getirenler de tanırdı,Tomurun Davût'un yerini..Şimdi lerde, teyzem Fatime'de,hakkın rahmetine kavuştuğuna göre, artık buraya uğramadan, direk yukarı köye çikiyorduk.O zamanlar Nahiye olan Hemşin merkezine,bizim köye,yada kömşu köy,mahalle,eski adları ile,Şahmeli, Bagenli,Gele ğli'-hepside Saka-Farsca adlar- ye gidecek gurbetçiler gitmez,patika yoldan,yukarı doğru çıkp giderlerdi.Bir de,başkaları gör mesin,diye,kendi arazılarının içinden,çalışma,çakal-domuz yolundan evlerine gider,çıkarlardı, birkaçin dişında,pek nadırdı. Şimdiler de,"Ali dayı türbesi"yazan,arabayolu tercih edilir di..Ya da,Taşköprüyü geçin ce,soldan,Yaltkaya (Gomno)ya giden yoldan,dereyi geçer geç mez, -eskiden bu yerde Sakaoğlılarına ait bir su değir meni,daha sonra,ambat vardı.. hepsi yıkılmış, temelleri kalmış da pek çoğu bilmezdi.Canlı şahid Züre'nun Ali abi ki o da 80 üstünde..-buz gibi suyun aktığı,tâ Pazar'lardan su almak için gelinen bu yerden yukarıya çıkan,yoldan çikip gidiliyor, bizde böyle yapmıştık,her ne kadar,stabil yapılmış yol,henüz yerleşmemiş,taş parçaları,sık sık tekerlek lerin kesilip,patlamasına vesile oluyordu ise de...Bir zamanlar,Köylere araba yolu filanda yoktu.Bağullar sırtlanır,o dimdik-adına nice türküleryakılmış, n,celeri oracıkta mola verip yoluna devam etmiş, düşenlerin de çarpıldığı, gizemli bir yer olan, Firulun yokuşuna doğru çıkılırdı.Konuyu açıp yazmaya kalkışsak, günler ce bitmez di ya;yıllarca bu bölgede Seçilenler"Hemşin merkez den dışarı çıkmamış,yol,köprü paracıklarını da,o masa larında, yeyıp-içmişt...".. "Vay,bunu nasıl der yazarsın!"sesleri yükselmeye başlardı..Eniyisi mi,bu mevzü, konuara,esk, karanlık odalar girmeyelim.. günler alır,yukarı Köy'e çıkamazdık!, "..ha geldiler,ha eli kulağında..!"deyip bekle yenleri,meraklara düşürüp,haksızlık etmeyelim...

*Solda,Paşa dayının türbesini,"Vaydenun" -lâkaplı,Hacı Dursun-Özçelik-siler süpürür, tesbihler,secdadeler,kitaplar koyardı..Şimdi o da bakıma muhtaç olunca..Övünmek gibi olmasın,her gelişimizde olduğu gibi,hele, Annemin sağlığında,Anam," Paşa dayuğa gittun mi? Hemen git!..Huzuruna,dua et!..görsün seni,dua etsun saa!.." şeklin de ikaz ederdi rahmetli..Lâflafı açiyor işte.. Gelmişken Paşa-Ali- dayıya bir selâm verelim,"divan duralım" dedik..,bir kaç defa gidip,hem içerisini,hemde dışarısını süpürdük...

ESKİDEN KÖYÜN MUSAFIR ODASI VARDI. KÖYE VEYA UZAKTAN UZAĞA GİDENLER,BU ODADA AĞIRLANIR,KÖYLÜ YEMEĞİNİ GETİRİRDİ..ŞİMDİ,ARKADA,OCAKLIK,TAŞ DUVARLARI KALMIŞTI..BURASINI YENİDEN İNŞAAT ETMELİYDI..MİSAFIR ODASI,KÜTÛPHÂNE,OTURMA ODASI...

Eskiden Köye ve uzaktan ziyarete gelen,veya uzaktan uzağa,ipek yolu gibi-gidi-gelenler-, kimi atla,katırala gidenler gibi,yaya,uzaklara-günlerce gidenler vardı..Yaltkaya-Papager den arkaya Senöze-Arka dere-fırtına deresı,Ardaşen üstlerine. ve çevresine kestirme gidilirdi.. Geç kalanlar da,-Bölhe,mahallı ad-isimlerde yanlışlığımız olabilir.- akşam olunca,yolcuların da kalabileceği, konakladığı, Bacalı,karşılıklı iki sedirli,tek odalı taştan ev vardı..Şimdilerde o da yıkık..İçimden, imkânim el verse de ,yeniden inşa etsek..Üstüne de,Kütüp hâne.. Oturma,sohbet etme..bir de Mescid.. Paralı uşaklar,ha bu teklifime ne dersiniz?!..Azkalsın unutuyorduk,Türbenin yanın da bizi kaldıran Anamız vardı..birde,türbenin içindeki son düzen lemeyi,çini vb.bu ocağın torunların dan,İzmir eşrafından,Pastacı-şekerciler Sendikası Başkanlığı da yapmış,geniş bir çevre,nufüsa da sahıp olan;rahmetli Hüseyin dayı'nın oğlu Hamdı kardeşimizin yaptığı söylenir..

12 Eylül zamanında da,Askeriye..Asker Şehidlern türbelerini onarmış,yolu olma yan lara da yol yapmıştı..Yani,uzun zamandan beri,araba yolu görmeyen köy, Şehid Paşa dayımızın sayesinden görmüş oldu!..Paşa daımızın özel bir hâyat hikâyesi vardı ki..sormayın,alın,bulun,çok noksanları olsada,mutlaka okuyunuz!..

NUFÜS KALABALIKLAŞTIKÇA EVLER DAR GELİYORDU..*Birimizin Hikâyesı Hepimizin Hikâyesı,gibidir...

Aslında doğduğumuz eve,yâni,Annemin Babası'nın evine gitmem lazımdı,orada büyük ağa bey oturuyordu,yakışanda buydu.-burada kısa bir açıklık getirme de fayda bulu yoruz;Osman lı döneminde,büyük seferde,iki erker kardeşi de,nice ocaklarda olduğu gibi,hiç geri dönme yin ce,annesi yanlız kalmasın diye-Ayşe-annesı Zehra'nın yanına taşınmıştı.Biz de burada doğmuştuk,Anamızın sağlığında,baba tarafına gitmek,imkansızdı..Ana Vefaat edeince..düzen de bozulmuştu..-Yan mahalle-eski adı ile"Geleğli'de yer alan,Babamızın evin yanın da, "Köşk" olarak adlandırılan yer..Serender ev..o mahallede,mimari yapı bir usta elinden çıkmış gibi,aşağı yukarı bu şekilde yepılmıştı,Sene,1880 yıllarda,Kırımda ki Sakaoğluları tarafından-altında musafır odası,üst katta iki oda,Mutfak Tv.Üskatları da olan,"köşk" dediği miz, mekân,köşkü,bilâder,Osman,restore etmiş,müstakil,yeni banyo,tuvalet, odalar, bana göre müsait burası idi..Üstelik,ağanın mahal lesi kalaba lık,bilâderinki sakın,yanlız sayılırdı..Burası-orası mı?.. olsun,pek bakmazdık,kardeşler olarak,hepisi,hepimizin sayırlır dı,ayrısı-gay rısı yok gibiydi..Eskiden,onlar hep İzmir'de kalırlardı..Arada bir anamın yanına İzin'e gelir dim.. Bizim kiler de emekli olunca..bir çok bölge halkı gibi..Köye gelmeye başladılar..6 ay burda,6 ay İzmi r'de.. hepimiz bir den gittiğimizde,evi dargeliyor, ufle meler, pufleme lere sebep oluyordu.Ya eski ev yenilen meli,bir kaçkat ilave edilmeliydı, ya da,her kardeş,ken dine bir başka ev yapmak zorunday dı,zira..nufüs çoğalmıştı..Bu sadece bize ait olan şeyler değildi.. Toprağı kıt,yamaç olan bütün Karadeniz' de boyle sıkıntılar vardı..-Yıllarca ben hep böyle bilmiş,düşün müş tüm de..Otekilerinin niyet,hâllerini,illaki Allah bilirdi ise de,şuphelli hâller,izler vardı...Her ne kadar, Hemşin'e gidiyorduk sa da,aslın da,Anama doğru,Teyzem'e,Fadi,Zehra..büyük analarıma doğru gidiyorduk...Herkesin Memleketi bir güzeldi..anası-babası..kolu komşusu..Bunun için, "analar,bacılar,gelinler,babalar ağlama sın!.." memleketimize,kolu komşu,Memleket-Ülkelerine de barış,huzur gelsin dile yelim.. O'nun ipine tam sıkı sarılalım ki,araya fitneler,nifak tohumları ekilmesi, serpilmesin.. yoksa?..Daha dün İrak'ta,şimdilerde Suriye ve de Mısır daki kör,nankör kardeş kavgaları.. .devam eder durur!..Onca Yuvalar,Ocaklar yıkılıyor..her taraf kanlar,acılar içinde!..

*

" desek,yazsak mı acaba'nın 7.bölümü, Devamı,ya nasıp.. 8.de.. M.Ali

*yeniyurtHaberYorum.. *Siz siz olun,bu yazıları ayaklar altına,öylesine atmayın!. .Dilim parçalayarak,yada bir rafta hâtıra saklayınız.

*Mısır,Fındık,Şeftalı bağları,Çay,Kivi'ye çevildi de ne kazandırdı?.. Birde bu baciların ağzından dinleyin..

* DEVAM EDECEK..*www.yeniyurt-haber.net* may@yeniyurt-haber.net Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. * Faks;03222-1632 516



Paylas |

 
1 2 3 4 5   Bu Yazyya Toplam 14 Puan Verildi
 Kaynak :  Sakaoğlu M.Ali

 Kategori  Sosyal Hayat

962 Kisi Tarafindan Okundu.

Yorum ( 0 )   

KAYITLI YORUM BULUNMUYOR.

 

 Bu Yazara Ait Di?er Yazylar

Avrupa'ya Göçün 58 Yılı

 26.7.2018

DÜNDEN BUGÜNE KIRIM

 23.4.2018

DÜNYA'DA İLKLERİ YAŞATANLAR

 16.4.2018

LOZAN'DA KAYBETTiKLERiMiZ... ( 1)

 3.11.2017

SUYA-BULUTA SERDENİŞ

 21.2.2017

SOSYAL MEDYA AİLE YAPISINI TEHDİT EDİYOR

 17.2.2017

TERÖR BELÂSINI BERTARAF ETMEK

 19.12.2016

Bukadarına da, Pes Doğrusu!

 20.3.2016

ASYA'DASN-AVURUPA KI'TASI'NA,DİNÎ ÇATI ALTINDAKİ FAALİYET VE YAYILIMLAR..*Tarsus,Efes,İstanbul..

 26.3.2014

DESEK YAZSAK MI ACABA 10 KARADENİZ İZLENİMLERİ

 12.12.2013

OSMANLI ZULME TAVİZSIZ,HOŞGÖRÜSÜZ DU.. DAİMA MAZLUMUN YANINDAYDI..

 13.10.2013

desek,yazsak mı acaba, doğu Karadeniz izlenimleri 9.bl.

 6.10.2013

Desek yazsakmı acaba,Doğu Karadeniz Gezi İzlenimleri, 8.bölüm...

 6.10.2013

Desek,yazsak mı acaba?.D.Karadeniz'e Seyahat-göze takı lanlardan.. (7.Bölüm)

 6.10.2013

DESEK,YAZSAK MI ACABA?..D.KARADENİZ'DEN...* 5.Bölümün devamı 6.Bölüm..Fındık Hoca'nın kısa seceresi

 6.10.2013

 
 
 

 

 Reklam

Rize'yi Canlı İzle
 Duyuru
 Köse Yazilari

Sevgili Müsellim

Sevgili Müsellim ¬
İNSAN OLMAK YETMEZ Mİ?

Dr. Senay Baltacı

Dr. Senay Baltacı ¬
Uzay terapisi de denilen DRX-9000 tedavisi

Davut ŞENTÜRK

Davut ŞENTÜRK ¬
Ramazan

Dr Murat BALTACI

Dr Murat BALTACI ¬
Fiziksel Aktivitenin Yararları

Osman Coşkun

Osman Coşkun ¬
DAVETİYEDİR

Alpay BALTACI

Alpay BALTACI ¬
İYİLİK EKSENİNDE...

Sakaoğlu M.Ali

Sakaoğlu M.Ali ¬
Avrupa'ya Göçün 58 Yılı

Av Yusuf

Av Yusuf ¬
SGK'dan Erken Emeklilik Fırsatı

Mehmet Okumuş

Mehmet Okumuş ¬
AVRUPA'DAKI GURURURUMUZ MAHINUR OZDEMIR LONDRA'DA MISAFIRIMIZDI.

DOĞU&BATI

DOĞU&BATI ¬
Yazi Eklenmemis

Nihat PAMUKÇU

Nihat PAMUKÇU ¬
KÖR SATRANÇÇI
 

 Reklam Vadisi




 
Bugün için Haber Eklenmedi.
HEMŞİN BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI HEMŞİN BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI
2019 Yılı Yerel Seçimlerinde Hemşin Belediye Başkan Adayları belli olmaya başladı. MHP ve CHP kesin adaylarını belirlerken başta AKP ve diğer partiler henüz kesin adaylarını belirleyemedi....

BAŞKAN ADAYLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK
Rize’de ödüllü horon ve tulum şenliği
HEMŞİN BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI HEMŞİN BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI
2019 Yılı Yerel Seçimlerinde Hemşin Belediye Başkan Adayları belli olmaya başladı. MHP ve CHP kesin adaylarını belirlerken başta AKP ve diğer partiler henüz kesin adaylarını belirleyemedi....

BAŞKAN ADAYLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK
Rize’de ödüllü horon ve tulum şenliği
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

VİDEOLAR







Güncel | Sosyal Hayat | Ekonomi | Siyaset | Sağlık | Eğitim, Kültür | Tabiat | Spor | VİDEOLAR | AYIN KONUĞU | HEMŞİN TARİHİ | RİZE'Yİ CANLI İZLE | HEMŞİN'İ TANIYALIM | Gizlilik Politikasi


 

© Copyright - 2007- www.hemsinvadisi.com - Tum Haklari Saklidir. 
     iletisim : hemsinvadisi@hotmail.com